Yapay Zeka

OBASE AIR Yapay Zekada Yeni Dönem Başlatıyor

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 5 Mart 2026
  • Okuma süresi: 5 dakika
OBASE AIR Yapay Zekada Yeni Dönem Başlatıyor

OBASE, geliştirdiği platformla şirketlerin AI projelerinde karar süreçlerini güçlendiriyor.

Yapay zekâ teknolojileri hızla yaygınlaşırken kurumların büyük bölümü yatırımlarını somut iş değerine dönüştürmekte zorlanıyor. International AI Safety Report 2026 verilerine göre haftalık 700 milyondan fazla kişi gelişmiş yapay zekâ sistemlerini kullanıyor. Buna karşın araştırmalar, kurumsal projelerde beklenen iş sonuçlarının sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.

MIT tarafından yapılan bir araştırmaya göre kurumsal yapay zekâ pilot projelerinin yüzde 95’i ölçülebilir kâr veya zarar etkisi üretmiyor. Gartner verileri şirketlerin yalnızca yüzde 6’sının yapay zekâyı pilot aşamasından operasyonel seviyeye taşıyabildiğini gösteriyor. S&P Global ise şirketlerin yüzde 42’sinin 2025 yılında yapay zekâ girişimlerinin büyük bölümünü durdurduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından OBASE, geliştirdiği OBASE AIR platformuyla bu “pilot tuzağı” olarak tanımlanan soruna çözüm sunmayı hedefliyor.

Yapay Zekada Pilot Aşamasından İş Değerine Geçiş

Küresel ekonomide belirsizliklerin kalıcı hale geldiği bir dönemde şirketlerin rekabet gücü hızlı ve tutarlı karar alma kapasitesine bağlı hale geliyor. OBASE, yapay zekânın kurumlarda yalnızca teknolojik bir deneme alanı olmaktan çıkarak ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüşmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zekâ yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki boşluğa ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zekâ liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini belirtiyor; yüzde 74’ü halen hedef aşamasında. Büyük yapay zekâ yazılım sağlayıcılarının ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekânın kurumsal karar süreçlerine yeterince entegre edilememesinden kaynaklanıyor. OBASE AIR, mevcut sistemlerle entegre çalışarak veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuçlar üretmeye odaklanan bir karar zekâsı platformu sunuyor.”

Dal, platform üzerinden geliştirilen projelerin şirketlerde gelir artışı, maliyet yönetimi, iş gücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında önemli kazanımlar sağladığını belirtti. 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik yürütülen bir projede operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde artış elde edildiği ifade ediliyor.

Yapay Zekada Yeni İş Modeli Yaklaşımı

Küresel ölçekte yapay zekâ olgunluk seviyesi de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Araştırmalara göre şirketlerin yüzde 78’i yapay zekâ kullandığını ifade ederken, yalnızca yüzde 1’i kendisini gerçek anlamda olgun bir yapay zekâ organizasyonu olarak değerlendiriyor.

Uzmanlara göre söz konusu tablo, yapay zekâ projelerinin iş süreçleri ve karar mekanizmalarıyla yeterince bütünleşmemesinden kaynaklanıyor.

Teknoloji sektöründe bu nedenle önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor. Geleneksel yazılım lisansı modelinden, ölçülebilir iş sonucu üretmeye dayalı yeni hizmet modellerine doğru hızlı bir geçiş görülüyor.

OBASE AIR platformunun temelinde yer alan Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımları bu dönüşümün merkezinde bulunuyor.

Result-as-a-Service ve Decision-as-a-Service Modelleri

Result-as-a-Service yaklaşımı, satış artışı, operasyonel maliyetlerin optimizasyonu ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir model sunuyor.

Decision-as-a-Service yaklaşımı ise yapay zekâ modellerini kurumsal iş kurallarıyla bütünleştirerek karar süreçlerinin otomatik ve ölçeklenebilir biçimde yürütülmesini sağlıyor. Bu model; fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi kritik alanlarda veri temelli karar üretimini hızlandırıyor.

Dr. Bülent Dal, yapay zekânın ekonomik potansiyeline ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “McKinsey analizlerine göre yapay zekâ ve veri analitiği sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar arasında ekonomik değer üretme potansiyeline sahip. Bu potansiyeli hayata geçirmenin yolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. OBASE AIR ile veriyi aksiyona dönüştüren ve kurumlara ölçülebilir iş değeri sağlayan projeler geliştiriyoruz.”

Kurumsal yapay zekâ yatırımlarında son yıllarda sıkça dile getirilen en büyük sorun “pilot projelerden üretim aşamasına geçiş”. Şirketlerin büyük bölümü yapay zekâ projelerini test ortamlarında başlatıyor; ancak iş süreçlerine entegre edilen sürdürülebilir modeller geliştirmekte zorlanıyor. Bu tablo, teknoloji yatırımlarında yeni bir yaklaşımın doğmasına yol açtı. Artık kurumlar teknoloji satın almaktan çok ölçülebilir iş değeri üreten çözümler arıyor. Result-as-a-Service ve Decision-as-a-Service gibi modeller, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak değil kurumsal karar mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Veriden karara uzanan bu dönüşüm, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet avantajını belirleyen temel faktörlerden biri haline gelebilir.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir