Türk Telekom EyeMo ile Dijital Erişimi Genişletiyor
Türk Telekom, AI tabanlı çözümü EyeMo’yu kas hastası bireylerin kullanımına sundu.
Türk Telekom, teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürme yaklaşımı kapsamında geliştirdiği EyeMo yazılımını ALS ve felç gibi kas hastalıkları yaşayan bireylerin kullanımına sundu. Göz hareketleriyle bilgisayar ve bağlı çevre ekipmanlarının kontrolünü mümkün kılan çözüm, ek donanıma ihtiyaç duymadan çalışıyor ve ücretsiz olarak sunuluyor.
Yerli ve millî olarak geliştirilen EyeMo, yapay zeka tabanlı görüntü işleme modeliyle kullanıcının göz hareketlerini algılıyor ve bu hareketleri komutlara dönüştürüyor. Bu sayede kas hastası bireyler, bilgisayarlarını, ışıkları, klimaları ve televizyon gibi cihazları yalnızca bakışlarıyla yönetebiliyor.
İnsan odaklı inovasyon yaklaşımı
Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayarak EyeMo’nun erişilebilirliği sosyal sorumluluğun ötesinde sürdürülebilir dijital dönüşümün parçası olarak ele aldıklarını ifade ediyor. Üniversite-sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen yazılım, bilgi teknoloji ekipleri tarafından ürünleştirildi ve patent altına alındı.
Donanımsız, erişilebilir ve ücretsiz
EyeMo, gözlük, harici kamera veya özel donanım gerektirmeden çalışıyor. Bu yapı, erişilebilirliği artırırken maliyet engelini de ortadan kaldırıyor. Yazılım, özellikle ellerini kullanamayan bireyler için bilgisayara erişimi daha konforlu ve bağımsız bir hâle getiriyor.
Dijital hayata eşit katılım
Türk Telekom, EyeMo gibi çözümlerle engelli bireylerin dijital dünyaya bağımsız ve eşit katılımını desteklemeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, teknolojinin yalnızca verimlilik ve hız için değil, toplumsal kapsayıcılık için de stratejik bir araç haline geldiğini ortaya koyuyor.
EyeMo, teknolojinin gerçek değeri nerede ürettiğini hatırlatan projelerden biri. Gelişmiş algoritmalar, Ar-Ge yatırımları ve patentler anlam kazanıyor çünkü günlük hayatı daha erişilebilir kılıyor. Bu tür çözümler, dijital dönüşümün yalnızca kurumlar için değil, toplumun tamamı için nasıl bir kaldıraç işlevi görebileceğini net biçimde gösteriyor.






