Teknoloji

MMA Türkiye Araştırmasını Paylaştı

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 31 Mart 2026
  • Okuma süresi: 5 dakika
MMA Türkiye Araştırmasını Paylaştı

MMA Türkiye AI Adoption Study 25” araştırmasının  sonuçlarını paylaştı.

Türkiye’de şirketler yapay zekâ kullanımında deneme aşamasını geride bırakıp daha ölçekli uygulamalara yöneliyor. MMA Academy MEA ile Kantar iş birliğiyle hazırlanan “AI Adoption Study 25” araştırmasının Türkiye sonuçları, pazarlama organizasyonlarında yapay zekâ farkındalığının güçlü olduğunu, buna karşılık eğitim ve kurumsal hazırlık tarafında daha gidilecek önemli bir yol bulunduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre Türkiye’de katılımcıların yüzde 72’si yapay zekâya yüksek düzeyde aşinalık gösteriyor. Şirketlerin yüzde 46’sı ise yapay zekâ uygulamalarında ölçekleme aşamasına geçmiş durumda. Bu tablo, kurumların yapay zekâyı artık yalnızca gündemi takip etmek için ele almadığını, iş süreçlerine daha somut biçimde entegre etmeye başladığını gösteriyor. Özellikle pazarlama ekiplerinde yapay zekâ farkındalığının yüksek olması, sektörün veri, otomasyon ve kişiselleştirme ihtiyaçlarıyla doğrudan bağlantılı bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Araştırmanın dikkat çeken tarafı ise organizasyonel hazırlık düzeyinde ortaya çıkıyor. Türkiye’de kurumların yalnızca yüzde 13’ünün, kurumsal stratejiyle uyumlu ve gelişmiş bir yapay zekâ eğitim yapısına sahip olduğu görülüyor. Şirketlerin yüzde 44’ünde eğitim programı bulunsa da, söz konusu eğitimlerin büyük bölümünde rol ve yetkinlik bazlı özelleştirme henüz yeterince gelişmiş seviyeye ulaşmış görünmüyor. Bu da kurumların teknolojiye yatırım yaparken insan kaynağı ve yetkinlik inşası tarafında aynı tempoyu yakalamakta zorlandığını düşündürüyor.

Araştırma sonuçları, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca yeni araçların kullanıma alınmasıyla tamamlanamayacağını da net biçimde ortaya koyuyor. Kurumların sürdürülebilir ve etkili bir yapay zekâ yapılanması kurabilmesi için eğitim mimarisini, iç yönetişim mekanizmalarını ve departman bazlı yetkinlik haritasını da güçlendirmesi gerekiyor. Aksi halde ölçeklenen kullanım örnekleri ile kurumsal hazırlık seviyesi arasında bir boşluk oluşması kaçınılmaz hale geliyor.

Söz konusu tablo, düzenleyici gündemin hızlandığı bir dönemde daha da kritik bir anlam kazanıyor. Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası ile birlikte yapay zekâ kullanımında sorumluluk, yönetişim, şeffaflık ve yetkinlik gibi başlıklar daha görünür hale geldi. Bu gelişme, Türkiye’de faaliyet gösteren ve uluslararası standartlarla uyumlu hareket etmek isteyen şirketler açısından da yapay zekâ kullanımını yalnızca verimlilik başlığıyla ele almanın yeterli olmayacağını gösteriyor. Kurumların bundan sonraki dönemde, yapay zekâ uygulamalarını hem teknik hem yönetsel düzlemde daha sistemli çerçeveye oturtması gerekecek.

Marketing + Media Alliance Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver de araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de yapay zekâ farkındalığının yüksek seviyede bulunduğunu vurguladı. Namver, artık bu ilginin daha sistemli bir kurumsal yetkinliğe dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, araştırmanın net biçimde ölçekleme tarafında ilerleme olduğunu ancak eğitim mimarisinin aynı hızda gelişmediğini gösterdiğini ifade etti.

Araştırmanın ortaya koyduğu genel çerçeve, Türkiye’de şirketlerin yapay zekâ konusunda istekli ve hareketli olduğunu gösterirken, kurumsal olgunluk seviyesinin teknoloji yatırımı ile insan kaynağı gelişimi arasında daha dengeli bir yapı kurmaya ihtiyaç duyduğunu da ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde kurumların başarısını belirleyecek unsur, yapay zekâyı ne kadar hızlı uygulamaya aldıkları kadar, bu dönüşümü ne kadar bilinçli, güvenli ve yetkinlik odaklı yönetebildikleri olacak.

Yapay zekâ tarafında şirketlerin artık “kullanalım mı” sorusunu geride bıraktığı görülüyor. Yeni soru, “hangi ölçekte, hangi ekiple ve hangi yönetişim modeliyle ilerleyeceğiz” haline geliyor. MMA Türkiye araştırmasının en önemli çıktısı da burada oluşuyor. Çünkü ölçekleme oranı dikkat çekici olsa da eğitim ve kurumsal hazırlık başlığındaki boşluk, önümüzdeki dönemde şirketlerin en kritik kırılma alanlarından biri olabilir. Pazarlama organizasyonları yapay zekâyı hızlı benimseyen yapılar arasında yer alıyor; ancak sürdürülebilir başarı için sadece araç bilgisi yeterli kalmaz. Rol bazlı eğitim, karar alma süreçlerinde sorumluluk dağılımı ve etik çerçeve daha fazla önem kazanacak. Özellikle regülasyon tarafı sertleştikçe, yapay zekâyı erken kullanan şirketlerle yapay zekâyı kurumsal olarak doğru yöneten şirketler arasındaki fark daha görünür hale gelecek.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir