Etkinlik

PEAKUP’tan yapay zekâ çağında güvenlik ve çalışma modeli vurgusu

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 1 Nisan 2026
  • Okuma süresi: 5 dakika
PEAKUP’tan yapay zekâ çağında güvenlik ve çalışma modeli vurgusu

PEAKUP, AI destekli çalışma modellerinin iş dünyasındaki etkisini ele aldı.

PEAKUP, “Securing the Agentic Landscapes” ve “The Agentic Workplace” etkinliklerinde yapay zekâ çağında kurumsal güvenlik, agent tabanlı sistemler ve yeni nesil çalışma modellerini gündeme taşıdı. Şirket, yapay zekâ agent’larının iş süreçlerinde aktif rol üstlendiği yeni dönemde kurumların yalnızca kullanıcı erişimini değil, agent’ların veriyle nasıl etkileştiğini ve hangi kararları aldığını da yönetmesi gerektiğine dikkat çekti.

Şirketlerin teknoloji deneyimini yeniden tasarlayan PEAKUP, 2026’nın ilk çeyreğinde düzenlediği iki ayrı etkinlikle yapay zekâ gündeminin öne çıkan başlıklarını masaya yatırdı. 27 Mart’ta Mandarin Oriental Bosphorus’ta gerçekleştirilen “Securing the Agentic Landscapes” etkinliği ile 31 Mart’ta düzenlenen “The Agentic Workplace” zirvesi, yapay zekâ destekli çalışma modelleri ile kurumsal güvenlik konularını aynı çerçevede ele aldı.

Microsoft’un Türkiye’deki ilk ve tek “Frontier Partner”i olan PEAKUP, bu etkinliklerle yalnızca teknoloji geliştiren bir şirket olmanın ötesinde, karar vericileri bir araya getiren ve bilgi paylaşımına alan açan bir konumlanma ortaya koydu. Özellikle agent tabanlı yapay zekâ mimarilerinin iş dünyasında yarattığı dönüşüm; güvenlik, veri yönetişimi, kimlik ve erişim yönetimi, parola güvenliği ve kurumsal kontrol mekanizmaları başlıkları altında tartışıldı.

Kurumsal yapılarda agent yönetimi öne çıkıyor

PEAKUP ev sahipliğinde ve Microsoft iş birliğiyle düzenlenen “Securing the Agentic Landscapes” etkinliğinde, yapay zekâ agent’larının kurumsal yapılarda güvenli, uyumlu ve ölçeklenebilir biçimde nasıl kurgulanıp yönetilebileceği stratejik bir perspektifle ele alındı. Üretken yapay zekâ ve agent tabanlı sistemlerin yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda yönetişim ve güvenlik açısından da yeni sorular ortaya çıkardığı vurgulandı.

Etkinliğin açılışında konuşan PEAKUP CEO’su Ahmet Toprakçı, “Shaping the Future of the Agentic Landscape” başlıklı sunumunda yapay zekâ agent’larının iş dünyasında yarattığı dönüşümü stratejik bir vizyon çerçevesinde değerlendirdi. Microsoft Kıdemli Partner Çözüm Mimarı Alev Tamer ise “Agentic Control Plane – Agent365” oturumunda, kurumların agent yapılarını merkezi, güvenli ve ölçeklenebilir bir mimari içinde nasıl yöneteceğine dair çerçeve sundu.

Agentic workplace yaklaşımı iş dünyasının yeni başlıklarından biri haline geliyor

31 Mart’ta gerçekleştirilen “The Agentic Workplace” etkinliği ise yapay zekâ destekli çalışma modellerinin iş dünyasında nasıl dönüştürücü rol üstlendiğine odaklandı. Etkinlikte Microsoft 365 Copilot’un iş süreçlerine etkisi, yapay zekâ agent’larının kurum içi iş akışlarına entegrasyonu ve PEAKUP tarafından geliştirilen agent çözümlerinin gerçek kullanım senaryoları paylaşıldı.

Katılımcılar, yapay zekâ destekli iş yapış biçimlerinin yalnızca bireysel verimlilik açısından değil, kurumsal süreçler ve çalışan deneyimi üzerindeki etkileri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Bu yönüyle etkinlik, agentic workplace yaklaşımını sadece teknoloji odağında değil, organizasyonel dönüşüm ekseninde de tartışmaya açtı.

Ahmet Toprakçı yeni iş gücü tanımına dikkat çekti

PEAKUP CEO’su Ahmet Toprakçı, yapay zekâ çağında sıkça duyulan “agent” kavramının; belirli hedefler doğrultusunda veri analiz edebilen, karar verebilen ve aksiyon alabilen dijital sistemleri ifade ettiğini belirtti. Toprakçı’ya göre bu yeni yapı ile birlikte iş süreçlerinde aktif rol alan ve insanlarla birlikte çalışan yeni bir iş gücü doğuyor.

Toprakçı, kurumların artık yalnızca kullanıcıların değil, yapay zekâ agent’larının hangi verilere eriştiğini, nasıl karar aldığını ve hangi aksiyonları gerçekleştirdiğini de kontrol etmek zorunda olduğunu vurguladı. Bu nedenle kurumsal güvenliğin veri güvenliği ve yönetişimi, kimlik ve erişim yönetimi, yapay zekâ çıktılarının kontrolü ve izlenebilirliği ile agent üretimi ve yönetimi gibi başlıkları kapsayan daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.

Toprakçı ayrıca, doğru kurgulanmayan yapay zekâ kullanımının veri sızıntısı, hatalı kararlar ve uyum riskleri gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Buna karşılık güvenliği merkeze alan kurumların, yapay zekâdan daha hızlı, kontrollü ve sürdürülebilir biçimde değer üretme avantajı elde edeceğini ifade etti.

PEAKUP’ın bu iki etkinlikte verdiği mesaj, yapay zekâ tartışmasının artık yalnızca üretkenlik artışı ekseninde yürümeyeceğini net biçimde gösteriyor. Özellikle agent tabanlı sistemlerin kurumsal yapılarda yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik, erişim, karar izlenebilirliği ve yönetişim başlıkları çok daha kritik hale geliyor. Bugün birçok kurum yapay zekâyı pilot projelerle test ediyor; ancak asıl eşik, bu sistemlerin organizasyon içinde kalıcı ve güvenli biçimde nasıl çalıştırılacağı sorusunda ortaya çıkıyor. Burada dikkat çeken nokta, PEAKUP’ın “agentic workplace” yaklaşımını teknik bir konu olarak bırakmaması. İnsanlarla birlikte çalışan dijital agent’lar fikri, önümüzdeki dönemde iş gücü tasarımı, görev dağılımı ve yönetim modelleri açısından daha fazla konuşulacak gibi görünüyor. Bu nedenle mesele yalnızca yeni bir yazılım katmanı değil; iş yapma biçiminin ve kurumsal sorumluluk çerçevesinin yeniden tanımlanması.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir