Yapay Zeka

UiPath Yapay Zekâ Ajanlarını Kurumsal Sistemlerle Buluşturuyor

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 23 Ekim 2026
  • Okuma süresi: 7 dakika
UiPath Yapay Zekâ Ajanlarını Kurumsal Sistemlerle Buluşturuyor

UiPath, AI ajanlarını, robotları, çalışanları ve kurumsal sistemleri aynı orkestrasyon yapısında buluşturuyor.

UiPath, FUSION İstanbul 2026’da yapay zekâ ajanlarını, yazılım robotlarını, çalışanları ve mevcut kurumsal sistemleri aynı iş süreçleri içinde yönetmeye yönelik yeni teknolojilerini tanıttı. Şirketin yaklaşımında yapay zekâ ajanlarının kurumsal ölçekte yaygınlaştırılması kadar bu ajanların hangi yetkilerle, hangi verilerle ve hangi insan denetimi altında çalışacağı da öne çıkıyor.

21 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen FUSION etkinliğinde bankacılık, savunma sanayii, havacılık ve üretim sektörlerinden kurumların yapay zekâ ve otomasyon uygulamaları ele alındı. UiPath’in küresel FUSION 2026 duyurularında açıkladığı Cartographer, Map of Work, Maestro Orchestrate, Maestro Automate ve geliştirme aşamasındaki “dark testing factory” yaklaşımı da İstanbul programının teknoloji gündeminde yer aldı.

Yapay zekâ ajanları ortak süreçte çalışacak

UiPath, İş Orkestrasyonu ve Otomasyon Teknolojileri yaklaşımıyla yapay zekâ ajanlarını, yazılım robotlarını, çalışanları ve kurumsal uygulamaları ortak bir iş akışı altında bir araya getiriyor.

Amaç, farklı departmanlar ve sistemler arasında ilerleyen süreçlerde hangi görevin insan, yazılım robotu veya AI ajanı tarafından gerçekleştirileceğini yönetebilmek ve bu işlemleri ortak yönetişim kuralları altında izleyebilmek.

Bu yaklaşımın merkezindeki UiPath Maestro iki ayrı ürün yapısına ayrılıyor. Maestro Orchestrate, ekipler ve sistemler arasında uzun süre devam eden karmaşık süreçleri yönetirken Maestro Automate daha yüksek hacimli ve kısa süreli görevlerin otomasyonuna odaklanıyor.

UiPath’e göre her insan, ajan veya robot gerçekleştirdiği iş için gereken ölçüde yetkilendiriliyor ve işlemler denetim kayıtlarıyla izlenebiliyor.

Veri egemenliği kritik sektörlerin gündeminde

FUSION İstanbul’da öne çıkan konulardan biri de veri egemenliği oldu.

Bankacılık, finansal hizmetler, telekomünikasyon ve savunma sanayii gibi hassas verilerle çalışan sektörlerde yapay zekâ sistemlerinin hangi altyapıda çalıştığı, verilerin nerede işlendiği ve sisteme kimlerin erişebildiği giderek daha kritik hale geliyor.

UiPath, bulut tabanlı seçeneklerinin yanında şirket içi kurulum modelini de destekleyerek kurumların yapay zekâ ve otomasyon sistemlerini kendi veri merkezlerinde çalıştırabilmelerine imkân sağlıyor.

Bu yapı özellikle kurum içi güvenlik politikaları, veri yerelliği gereksinimleri ve düzenleyici yükümlülüklerin teknoloji mimarisini doğrudan belirlediği sektörler açısından önem taşıyor.

Tuğrul Cora iş hedefinin önemine dikkat çekti

UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, yapay zekâ yatırımlarının başarısında geliştirilen ajan veya pilot proje sayısından çok bunların gerçek iş sonuçlarına katkısının belirleyici olduğunu söyledi.

Cora’ya göre şirketlerin “Yapay zekâyı nerede kullanabiliriz?” sorusundan önce hangi iş problemini çözmek istediklerini belirlemesi gerekiyor.

Kurumsal AI projelerinin önemli bir bölümünde teknoloji kullanımının amaç haline gelmesi, beklenen verimlilik ve ticari sonuçların elde edilmesini zorlaştırabiliyor.

Cora, kurumsal ölçekte yaygınlaşmanın diğer kritik koşulları arasında insan denetiminin korunması, verinin güvenli yönetilmesi ve şirketlerin kullandıkları teknoloji altyapısı üzerinde kontrol sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Kurumsal bilgi yapay zekâ için bağlama dönüştürülüyor

UiPath’in yeni yaklaşımındaki dikkat çekici ürünlerden biri Cartographer.

Cartographer, şirketlerin belgelerinde, kurumsal sistemlerinde ve çalışanlarının deneyiminde bulunan süreç bilgisini toplayarak “Map of Work” adı verilen ortak bir iş haritası oluşturuyor.

Bu yapı kuralların, politikaların, istisnaların ve çalışan deneyiminin AI sistemlerinin kullanabileceği yönetilebilir bir bağlama dönüştürülmesini amaçlıyor.

UiPath, Cartographer’ın genel kullanıma sunulduğunu açıkladı. Ürün içindeki Process Atlas ise yedi sektörde 25 süreç alanına yayılan 83 uzman onaylı süreç modeli içeriyor.

Her bilginin kaynağı ve doğrulayan kişiyle ilişkilendirilebilmesi de kurumsal AI uygulamalarında giderek önem kazanan izlenebilirlik ihtiyacına yanıt vermeyi hedefliyor.

Yapay zekâ ajanları kurumsal hafızaya erişiyor

Map of Work yaklaşımının önemi, yapay zekâ ajanlarının yalnızca şirket verisine erişmesiyle sınırlı kalmıyor.

Bir iş sürecinin neden o şekilde yürütüldüğü, hangi kuralların uygulandığı, hangi istisnaların bulunduğu ve deneyimli çalışanların hangi durumlarda nasıl karar verdiği de AI sisteminin kullanabileceği bağlamın parçası haline geliyor.

Bu model kurumsal yapay zekâ yarışında yeni bir alan açıyor. Şirketlerin sahip olduğu veri kadar bu verinin nasıl kullanıldığını anlatan süreç bilgisinin de makine tarafından anlaşılabilir hale gelmesi gerekiyor.

UiPath for Coding Agents ise onaylanan Map of Work üzerinden geliştiricilerin farklı kodlama ajanlarını kullanarak iş akışları, testler ve süreç uygulamaları oluşturmasına imkân sağlıyor.

Yazılım testlerinde daha otonom model

UiPath’in geliştirme aşamasındaki bir diğer yaklaşımı “dark testing factory”.

UiPath Test Cloud üzerinde geliştirilen model, yapay zekâ destekli yazılım geliştirme hızlandıkça test süreçlerinin de daha otonom hale gelmesini hedefliyor.

Buradaki yaklaşım tek tek testlerin otomatikleştirilmesinin ötesine geçiyor. Testlerin hangi koşullarda, hangi sırayla ve hangi riskler dikkate alınarak yürütüleceğini yöneten sistemin de otomasyon kapsamına alınması planlanıyor.

UiPath, dark testing factory modelinin halen gelişmekte olduğunu ve insan sorumluluğunu sistemin merkezinde tuttuğunu belirtiyor. İnsanlar hedefleri, bağlamı ve sınırları belirlerken test ajanları ile deterministik otomasyonlar bu sınırlar içinde çalışıyor.

Türkiye’de kurumsal AI kullanım örnekleri paylaşıldı

FUSION İstanbul’da Halkbank, ABB Bank, Türkiye İş Bankası, ASELSAN, SunExpress, Pegasus Hava Yolları, Mercedes-Benz Türk, Beko ve Kazancı Holding gibi farklı sektörlerden şirketlerin UiPath teknolojileriyle geliştirdiği uygulamalara ilişkin deneyimler de paylaşıldı.

Bu çeşitlilik, yapay zekâ ajanları ve otomasyon teknolojilerinin çağrı merkezi veya rutin arka ofis süreçlerinden daha geniş bir uygulama alanına taşındığını gösteriyor.

Bankacılık, üretim, savunma ve havacılık gibi yüksek düzeyde yönetişim gerektiren sektörlerde ise AI ajanlarının yetkilendirilmesi, yaptığı işlemlerin izlenebilmesi ve gerektiğinde insan onayına yönlendirilmesi ölçeklenmenin temel koşulları arasına giriyor.

Kurumsal yapay zekâda yeni rekabet alanı giderek model seçiminden süreç yönetimine kayıyor. Bir şirket onlarca AI ajanı geliştirebilir; asıl mesele bu ajanların hangi bilgiyle çalıştığı, ne kadar yetkiye sahip olduğu, diğer sistemlerle nasıl iletişim kurduğu ve hatalı bir karar halinde sürecin nasıl kontrol altına alınacağı.

UiPath’in Map of Work, Cartographer ve Maestro üzerinden kurduğu yaklaşım bu nedenle dikkat çekici. Şirket AI ajanını tek başına çalışan bir yazılım olarak ele almak yerine insan, robot, kurumsal bilgi ve mevcut sistemlerden oluşan daha geniş bir operasyon yapısının parçasına yerleştiriyor.

Türkiye açısından veri egemenliği boyutu ayrıca önemli. Bankacılık ve savunma sanayii gibi sektörlerde yapay zekânın ölçeklenmesi, performans kadar verinin nerede tutulduğu, kim tarafından işlendiği ve kurumun altyapı üzerindeki kontrolüyle de şekillenecek. Önümüzdeki dönemde kurumsal AI pazarında güçlü ürünlerin yanında güçlü yönetişim ve orkestrasyon katmanları da rekabet avantajı yaratacak.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir