ABB Türkiye 2026 Yatırımlarına Odaklanıyor
ABB Türkiye, 2026’da üretim kapasitesini ve ihracat gücünü artıracak yatırımlar planlıyor.
ABB Türkiye, 2026 yılını üretim kapasitesini büyüteceği ve ihracat gücünü artıracağı bir yatırım dönemi olarak konumlandırıyor. Şirket, 2025 yılını beklentilerine paralel bir finansal performansla tamamlarken, önümüzdeki yıl Türkiye’deki tesislerinde kapasite artışına yönelik yeni yatırımlar planlıyor.
Türkiye’de yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyet gösteren ABB, elektrik altyapısı modernizasyonu, endüstriyel otomasyon, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve dijital çözümler alanlarında hizmet veriyor. Dilovası, Tuzla, Bursa ve İzmir’deki tesislerinden 100’ü aşkın ülkeye ihracat yapan şirket, küresel tedarik zincirinde stratejik bir üretim ve lojistik rol üstleniyor.
ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Başar Vural, 2025 yılını zorlu fakat dengeli bir performansla geride bıraktıklarını belirterek şirketin Türkiye’deki uzun vadeli konumuna dikkat çekti. Vural’a göre ABB, Türkiye’de yalnızca bir tedarikçi olarak yer almıyor; sanayiye, altyapıya ve ekonomiye katkı sunan bir teknoloji ortağı olarak konumlanıyor.
Türkiye’yi Bölgesel Teknoloji Üssü Yapma Hedefi
Vural, 2026’da planlanan yatırımların yalnızca iç pazara yönelik olmadığını vurguladı. Türkiye’nin ABB için Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasında stratejik bir köprü konumunda yer aldığını belirten Vural, yeni yatırımların ihracat kapasitesini ve bölgesel hizmet yetkinliğini güçlendireceğini ifade etti.
Şirketin planları arasında mevcut tesislerin büyütülmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve Türkiye’nin bölgesel teknoloji ve üretim üssü rolünün pekiştirilmesi yer alıyor. Bu yaklaşım, küresel tedarik zincirinde esneklik arayışının hız kazandığı bir dönemde Türkiye’nin stratejik değerini daha görünür kılıyor.
Robotikten Çıkış, Odaklanma Stratejisi
ABB’nin 2025’te aldığı robotik iş kolunu devretme kararı, şirket açısından bir küçülme adımı olarak görülmüyor. Yönetim, söz konusu kararı kaynakların daha yüksek katma değer yaratan alanlara yönlendirilmesi olarak tanımlıyor.
Başar Vural, elektrifikasyon, otomasyon, dijitalleşme ve endüstriyel yazılım gibi alanların ABB için daha güçlü bir büyüme potansiyeli sunduğunu ifade etti. Şirket, robotik iş kolunun devri tamamlandığında üç ana alana yoğunlaşacak: elektrifikasyon, hareket ve otomasyon.
ABB’nin robotikten çıkıp elektrifikasyon ve otomasyona odaklanması, sanayide katma değer ekseninin donanımdan yazılım ve sistem mimarisine kaydığını gösteriyor. Türkiye’de planlanan yatırımlar ise ülkenin yalnızca bir üretim noktası olarak değil, bölgesel teknoloji ve entegrasyon merkezi olarak konumlanmasına katkı sağlayabilecek bir hamle niteliği taşıyor.






