BAE 5 GW’lık AI Veri Merkezi Planını İran Saldırıları Sonrası Yeniden Tasarlıyor
Birleşik Arap Emirlikleri, Abu Dhabi’de tek bir mega kampüs olarak planlanan 5 GW kapasiteli UAE–U.S. AI Campus projesini, İran saldırılarının ardından daha dağıtık ve dayanıklı bir mimariye dönüştürmeyi değerlendiriyor. Reuters’ın konuya yakın altı kaynağa dayandırdığı özel habere göre ilk tasarımda yaklaşık 10 mil karelik tek bir kampüs öngörülürken, yeni planda altyapının ülke geneline yayılmış birden fazla tesise bölünmesi gündemde.
Yeniden tasarımın merkezinde fiziksel güvenlik bulunuyor. Yetkililer; bazı tesislerin yer altına alınması, patlamaya dayanıklı beton kullanılması, yedek enerji ve soğutma sistemlerinin güçlendirilmesi, drone ve füze saldırılarına karşı hava savunma sistemleri ile elektronik karıştırma ekipmanlarının devreye alınması gibi seçenekleri değerlendiriyor. En hassas verilerin, özellikle askeri kullanım senaryolarında, dağların içine kurulacak tesislerde tutulması da masadaki seçenekler arasında.
Bu güvenlik revizyonunun arkasında mart ayında yaşanan saldırılar bulunuyor. Reuters’ın aktardığına göre İran saldırıları BAE’deki iki Amazon Web Services veri merkezine ve Bahreyn’deki bir veri merkezine zarar verdi. İran silahlı kuvvetleri nisan ayında yayımladığı bir videoda Stargate UAE tesisini de olası hedefler arasında gösterdi.
Stargate UAE İlk Aşamada Devam Ediyor
5 GW’lık UAE–U.S. AI Campus, ABD dışında planlanan en büyük AI altyapı projelerinden biri. G42 liderliğinde geliştirilen kampüsün ilk büyük parçasını 1 GW kapasiteli Stargate UAE oluşturuyor. OpenAI ve Oracle’ın işletme tarafında yer aldığı projede Nvidia, Cisco ve SoftBank da teknoloji ve altyapı ortakları arasında bulunuyor. İlk 200 MW’lık bölümün 2026’da devreye alınması planlanmıştı.
Reuters’a göre ilk fazın inşaatının güvenlik modifikasyonlarıyla birlikte planlandığı şekilde sürmesi bekleniyor. Ancak 5 GW’lık toplam projenin geri kalan bölümünün tek kampüs yerine farklı noktalara dağıtılması daha olası hale geldi. Nihai master planın henüz onaylanmadığı ve değişikliklerin toplam maliyet ile takvime nasıl yansıyacağının netleşmediği belirtiliyor.
AI Veri Merkezleri Artık Fiziksel Güvenlik Mimarisine Göre Tasarlanıyor
Bu gelişmenin asıl önemi veri merkezlerinin enerji, GPU ve ağ kapasitesi üzerinden değerlendirildiği dönemin ötesine geçilmesi. BAE’nin yeni yaklaşımı, büyük AI kampüslerinin artık kritik ulusal altyapı olarak görülmeye başladığını gösteriyor.
AI altyapısının birkaç dev kampüste yoğunlaşması ekonomik ve operasyonel verimlilik sağlayabiliyor. Ancak aynı yoğunlaşma, askeri veya jeopolitik krizlerde tek bir fiziksel hedefin çok büyük compute kapasitesini devre dışı bırakması riskini de büyütüyor. BAE bu nedenle ölçek ekonomisi ile fiziksel dayanıklılık arasında yeni bir denge kurmaya çalışıyor.
Daha dikkat çekici olan, veri merkezi tasarımına hava savunması, elektronik karıştırma, patlamaya dayanıklı yapı ve dağ içi tesis gibi askeri mühendislik unsurlarının girmesi. Bu, AI compute kapasitesinin yalnız teknoloji şirketlerinin büyüme planlarında değil, devletlerin ulusal güvenlik stratejilerinde de ayrı bir varlık sınıfına dönüştüğünü gösteriyor.
Pentagon’un Fluidstack için 5 milyar dolarlık AI altyapı kredisi görüşmeleriyle birlikte düşünüldüğünde aynı eğilim iki farklı tarafta görülüyor. ABD kamu finansmanıyla veri merkezi tedarik zincirini güçlendirmeye çalışırken BAE fiziksel saldırılara dayanıklı bir compute mimarisi kurmayı değerlendiriyor. AI altyapısı giderek savunma, enerji ve kritik altyapı politikalarının kesişim noktasına yerleşiyor.






