Türkiye’de Şirketlerin Yüzde 52,8’i Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti
SAS raporuna göre Türkiye’de şirketlerin yüzde 52,8’i yapay zekayı iş süreçlerine tamamen entegre etti.
SAS’ın IDC araştırma içgörüleriyle desteklenen Veri ve Yapay Zeka Etki Raporu Güvenin Yeni Ekonomisi, Türkiye’de şirketlerin yapay zekayı pilot aşamasından operasyonel kullanıma taşıdığını, ancak veri kalitesi, denetim ve hesap verebilirlik tarafında önemli açıkların sürdüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre Türkiye’deki kuruluşların yüzde 52,8’i yapay zekayı operasyonel iş akışlarına ve günlük iş süreçlerine tamamen entegre ettiğini belirtiyor. Şirketlerin yüzde 32’si yapay zeka yatırımlarından güçlü veya yüksek düzeyde yatırım getirisi elde ettiğini bildirirken, yüzde 75,5’i önümüzdeki 12 ayda yapay zeka bütçelerini artırmayı planlıyor.
Raporun küresel sonuçlarında ise güvenilir yapay zeka uygulamalarına yatırım yapan kuruluşların güçlü veya yüksek yatırım getirisi bildirme olasılığının 15 kat daha yüksek olduğu görülüyor.
Türkiye’de Yapay Zeka Üretim Ortamına Taşınıyor
SAS raporuna göre Türkiye’de yapay zekanın kurumsal kullanımı artık yalnızca deneme ve pilot projelerle sınırlı kalmıyor.
Kuruluşların yarısından fazlasının yapay zekayı günlük süreçlerine tamamen entegre ettiğini bildirmesi, teknolojinin operasyonel kullanımının yaygınlaştığını gösteriyor. Finansal sonuçlar tarafında da şirketlerin yaklaşık üçte biri yapay zekadan güçlü veya yüksek yatırım getirisi elde ettiğini ifade ediyor.
Bununla birlikte rapor, üretim ortamına geçiş hızının veri kalitesi ve denetim mekanizmalarındaki gelişimle aynı seviyede ilerlemediğine dikkat çekiyor.
Türkiye’de yapay zeka projelerinde veri kalitesini her projede zorunlu kriter olarak uygulayan şirketlerin oranı yalnızca yüzde 1,9 seviyesinde bulunuyor. Düzenli denetim ve etki değerlendirmelerine yönelik yatırımların ise yüzde 17’ye gerilediği belirtiliyor.
Yapay Zeka Kararlarına Müdahalede Açıklanabilirlik Öne Çıkıyor
Raporda yapay zeka sistemlerine duyulan güvenin günlük kullanım üzerindeki etkisi de incelendi.
Araştırmaya katılan kullanıcıların yüzde 97,2’si, en azından bazı senaryolarda yapay zekanın sunduğu önerileri geçersiz kılarak manuel müdahalede bulunduğunu belirtiyor.
Çalışanların yapay zeka kararlarına müdahale etmesindeki en önemli neden ise sistemin kararının arkasındaki mantığı açıklayamaması oldu.
Türkiye’de yapay zeka çıktılarında gerçekleştirilen düzeltmelerin yüzde 47,1’i yeterli açıklama sunulmamasından kaynaklanıyor. Düzeltmelerin yüzde 27,5’i iş bağlamının yeterince dikkate alınmaması, yüzde 9,8’i ise olgusal hatalar nedeniyle gerçekleştiriliyor.
Raporda güven seviyesinin üretken yapay zekada yüzde 76 iken ajan tabanlı yapay zekada yüzde 66’ya gerilediği de belirtiliyor.
Güvenilir Yapay Zeka Yatırım Getirisini Artırıyor
Araştırmanın küresel bulgularına göre güvenilir yapay zeka uygulamalarıyla finansal performans arasında güçlü bir ilişki bulunuyor.
Güvenilir yapay zeka uygulamalarına yatırım yapan kuruluşların, yapay zeka projelerinden güçlü veya yüksek yatırım getirisi elde ettiklerini bildirme olasılığı yüzde 62’ye karşı yüzde 4 ile 15 kat daha yüksek.
Bu alanda en güçlü performansı gösteren kuruluşların gelir artışı, maliyet tasarrufu ve müşteri deneyiminin de aralarında bulunduğu 13 farklı iş sonucunda 1,85 kat daha yüksek kazanım bildirdiği belirtiliyor.
Güvenilir yapay zeka uygulamalarında lider konumdaki kuruluşların yüzde 85’i ise bu alandaki yatırımlarını bu yıl yüzde 10’dan fazla artırıyor.
Türkiye’de güvenilir yapay zekanın temel boyutlarından beşinin dördünde yıl boyunca iyileşme kaydedildi. Rapora göre en belirgin gelişmeler açıklanabilirlik, model yönetişimi ve veri kalitesi alanlarında gerçekleşirken, sorumlu yapay zeka politikası tarafında hafif gerileme görüldü.
Yeterli ilerleme sağlanamayan alan ise denetim ve hesap verebilirlik oldu.
Veri Altyapısındaki Eksiklikler Performansı Sınırlıyor
Araştırma, yapay zeka yatırımlarının başarısında veri altyapısının da belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel ölçekte kuruluşların yalnızca yüzde 17,5’i, ajan tabanlı yapay zekanın ihtiyaç duyduğu olgunluk seviyesine ulaşmış tamamen optimize edilmiş bir veri altyapısına sahip olduğunu belirtiyor.
Optimize edilmiş veri altyapısına sahip kuruluşların yapay zeka projelerinden güçlü yatırım getirisi bekleme olasılığı dört kat daha yüksek. Bu kuruluşların veri kalitesi ve açıklanabilirlik kontrollerini zorunlu tutma olasılığı da altı kat artıyor.
Türkiye’nin Güvenilirlik Endeksi 60,8 puana yükselmesine rağmen veri kalitesi küresel karşılaştırma ölçütünün 6,4 puan altında bulunuyor.
Bankacılık Yönetişimde Öne Çıkıyor
Araştırma, 28 ülkede bankacılık, sigortacılık, yaşam bilimleri ve kamu sektörlerinde veri ve yapay zeka girişimleri hakkında bilgi sahibi olan veya bu girişimleri etkileyen 2 bin 699 karar vericiyle gerçekleştirildi.
Sektörel sonuçlara göre lider bankaların yüzde 85’i yerleşik yapay zeka yönetişim çerçevelerine sahip. Bu oran geride kalan kurumlarda yüzde 29 seviyesinde kalıyor.
Kamu sektörü liderlerinin yüzde 41’i önümüzdeki yıl güvenilir yapay zeka yatırımlarını yüzde 20’den fazla artırmayı planlıyor. Yaşam bilimleri kuruluşlarının yüzde 23’ü ise yapay zekayı kurum genelinde ölçeklendirmiş durumda.
SAS Denetim ve Veri Kalitesine Dikkat Çekiyor
SAS CTO’su Bryan Harris, en gelişmiş yapay zeka ajanlarının karmaşık görevlerde hata oranlarının yüzde 25’i aşabildiğini belirterek, insan denetiminin ve alan uzmanlığının ajan tabanlı iş akışlarında korunması gerektiğini söyledi.
SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri ise Türkiye’deki şirketlerin yapay zekayı gelir yaratan üretim süreçlerine taşıdığını vurgularken yönetişim, denetim ve veri kalitesinin kurum kültürünün parçası haline gelmesi gerektiğini belirtti.
Eğri, otonom yapay zeka ajanlarının kullanımının yaygınlaşmasıyla yeterince izlenmeyen sistemler ve açıklanamayan kararların mevcut ticari kazanımlar açısından risk yaratabileceğine dikkat çekti.
SAS raporunda Türkiye açısından en dikkat çekici tablo, yapay zekanın üretim ortamına geçiş hızı ile kontrol mekanizmalarının gelişim hızının birbirinden ayrışması.
Kuruluşların yüzde 52,8’inin yapay zekayı günlük iş süreçlerine tamamen entegre ettiğini bildirmesi ve yüzde 32’sinin güçlü veya yüksek yatırım getirisi elde etmesi, teknolojinin şirketlerde somut kullanım alanlarına ulaştığını gösteriyor. Buna karşılık veri kalitesinin her projede zorunlu tutulduğu kurumların oranının yüzde 1,9’da kalması ve denetim yatırımlarının yüzde 17’ye gerilemesi, aynı büyümenin yönetişim tarafında görülmediğine işaret ediyor.
Özellikle çalışan müdahalelerinin yüzde 47,1’inin açıklama eksikliğinden kaynaklanması, yapay zeka yatırımlarında performans kadar kararın nasıl üretildiğinin anlaşılmasının da önem kazandığını ortaya koyuyor. Raporun 15 katlık yatırım getirisi farkı da güvenilirlik, veri kalitesi ve yönetişim başlıklarının doğrudan ticari sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteren en güçlü bulgulardan biri.






