Teknoloji

Türkiye Oyun Pazarı 1 Milyar Doları Aştı

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 17 Ağustos 2026
  • Okuma süresi: 7 dakika
Türkiye Oyun Pazarı 1 Milyar Doları Aştı

Türkiye oyun pazarı 2025’te 1,01 milyar doları aştı.

Türkiye oyun pazarı, 2025 yılında 1 milyar dolar eşiğini aşarken sektörün yatırım hikayesi de yeni bir aşamaya geçti. Gaming in Türkiye tarafından hazırlanan Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025’e göre pazar, dolar bazında yüzde 24,69 büyüyerek 1,01 milyar dolara ulaştı. TL bazındaki yıllık büyüme ise yüzde 51,46 olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin küresel oyun ekonomisindeki ağırlığını gösteren bir başka veri mobil taraftan geliyor. AppMagic ve Gamigion tarafından hazırlanan Türkiye Mobile Gaming Landscape 2026 raporuna göre Türk geliştiricilerin App Store ve Google Play üzerinden elde ettiği uygulama içi satın alma geliri 2025 yılında 2,76 milyar dolara ulaştı. Aynı rakam 2020’de 504 milyon dolar seviyesindeydi. Türk geliştiricilerin küresel mobil oyun gelirlerindeki payı da aynı dönemde yüzde 1’den yüzde 5’e çıktı.

Türkiye oyun ekosisteminde gelir modeli değişiyor

AppMagic verilerinin gösterdiği en önemli değişimlerden biri, gelir artışının indirme hacminden ayrışmaya başlaması. Türkiye’de mobil oyun indirmeleri 2025 yılında yüzde 4 gerileyerek 1,8 milyara inerken, yerel mobil oyun pazarı gelirleri yüzde 6 artarak 347 milyon dolara ulaştı.

Türk geliştiricilerin küresel gelirlerinin yaklaşık yüzde 97’si puzzle kategorisinden geliyor. Dream Games ve Peak Games ise birlikte Türk mobil oyun geliştiricilerinin toplam gelirinin yüzde 80’inden fazlasını oluşturuyor.

Bu tablo, Türkiye oyun sektöründe yüksek indirme hacmine dayalı büyümeden daha güçlü para kazanma mekaniklerine, oyuncu sadakatine ve uzun süreli canlı operasyonlara doğru bir geçiş yaşandığını gösteriyor.

Sektörün hyper-casual oyunlarla kazandığı hızlı üretim, kullanıcı edinimi ve küresel dağıtım deneyimi de yeni nesil stüdyolar için önemli bir yetkinlik tabanı oluşturuyor. Bugünkü rekabet ise uzun süre yaşayan oyunlar, düzenli içerik üretimi, güçlü monetizasyon ve oyuncuyla devamlı ilişki kurabilme becerisi etrafında şekilleniyor.

Kurucu döngüsü yatırımcıların radarında

Türkiye oyun sektörünü küresel yatırımcı açısından farklılaştıran başlıklardan biri de deneyimin ekosistem içinde yeniden dolaşıma girmesi.

Başarılı şirketlerde çalışan ekiplerin yeni stüdyolar kurması, önceki girişimlerden elde edilen sermaye ve operasyonel bilginin yeni şirketlere taşınmasını sağlıyor. Böylece bir yatırım veya şirket satışı, sonraki girişimlerin finansmanı ve insan kaynağı için yeni bir başlangıç noktası yaratabiliyor.

2026’da gerçekleşen yeni işlemler de Türkiye oyun ekosisteminin küresel sermaye açısından taşıdığı ilgiyi canlı tutuyor. Örneğin Scopely, İstanbul merkezli Loom Games’in çoğunluk hisselerini 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşan bir işlemle satın almak üzere anlaşmaya vardı.

Bu yapı yatırımcıların tek bir oyunun performansından daha geniş göstergelere yönelmesini beraberinde getiriyor. Kurucuların geçmiş deneyimi, live-ops kabiliyeti, oyuncu başına gelir, kullanıcı edinim maliyetinin geri dönüş süresi ve uzun vadeli kârlılık yatırım kararlarında daha fazla önem kazanıyor.

Başak Zorlutuna sürdürülebilir ekosisteme dikkat çekiyor

e2vc Principal’ı Başak Zorlutuna, Türkiye oyun sektöründeki yatırım yaklaşımında deneyimli ekiplerin ve tekrar üretilebilen başarının önemine dikkat çekiyor.

Zorlutuna’ya göre yatırım değerlendirmesinde tek bir oyunun indirme performansından çok, küresel oyun geliştirmeyi, gelir üretmeyi ve ölçeklemeyi bilen ekiplerin yoğunluğu öne çıkıyor. Başarılı girişimlerden çıkan kurucu ve çalışanların kazandıkları deneyimi yeni şirketlere taşıması, Türkiye’nin oyun ekosistemindeki en güçlü avantajlardan birini oluşturuyor.

Bu yaklaşım, yatırımcıların kısa dönemli büyüme göstergeleri kadar ekip geçmişini ve iş modelinin sürdürülebilirliğini de daha yakından takip ettiğine işaret ediyor.

Doğrudan satış oyun ekonomisinde büyüyor

Türkiye’deki oyun stüdyolarını yakından ilgilendiren bir başka değişim ise doğrudan tüketiciye satış, yani DTC modelinin yükselişi.

Mobil oyunlarda gelir, kullanıcı kitlesinin küçük bir bölümü tarafından üretiliyor. AppsFlyer, oyunlarda ödeme yapan kullanıcıların toplam oyuncu kitlesinin yaklaşık yüzde 2 ila yüzde 5’i düzeyinde kalabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle ödeme yapan oyuncuların değeri, satın alma sıklığı ve yaşam boyu değer gibi göstergeler stüdyolar açısından kritik önem taşıyor.

Kendi web mağazalarını kuran oyun şirketleri, ödeme akışı ve oyuncu ilişkisi üzerinde daha fazla kontrol kazanabiliyor. Aynı zamanda kullanıcı verisini doğrudan yönetme, farklı fiyatlandırma modelleri geliştirme ve sadakat programları oluşturma fırsatı ortaya çıkıyor.

Xsolla’nın 2026 tarihli sektör raporu da doğrudan satış kanallarındaki ivmeye dikkat çekiyor. Küresel mobil oyun pazarı 2025’te yalnızca yüzde 0,2 büyürken ABD’de DTC gelirleri yüzde 26 arttı. En yüksek gelir üreten 100 mobil oyundaki DTC büyümesi ise yıllık yüzde 38’e ulaştı.

Xsolla, ödeme, sahtecilik önleme, vergi ve operasyon giderleri hesaba katıldığında DTC modellerinde platform temelli satışa kıyasla gerçek net tasarrufun çoğu durumda 10 ila 20 puan arasında oluşabildiğini belirtiyor.

Merchant of Record modeli önem kazanıyor

Oyuncuya doğrudan satışın büyümesi stüdyolara daha fazla kontrol sağlarken, uluslararası operasyonların karmaşıklığını da artırıyor. Yerel ödeme yöntemleri, vergilendirme, tüketici mevzuatı ve finansal uyum yükümlülükleri her pazarda farklılaşıyor.

Bu noktada Merchant of Record modelleri öne çıkıyor. Model kapsamında ödeme işlemleri, vergi süreçleri ve belirli uyum sorumlulukları hizmet sağlayıcı tarafından üstlenilirken stüdyo oyun geliştirme ve oyuncu ilişkisine odaklanabiliyor.

Xsolla, dünya genelinde 1.500’ün üzerinde oyun geliştiricisiyle çalıştığını belirtiyor.

Türkiye’de küresel büyümeyi hedefleyen stüdyolar açısından ödeme altyapısı, veri yönetimi ve doğrudan satış kanalları artık oyun geliştirme sürecinin ticari mimarisinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Türkiye oyun sektöründeki 1 milyar dolarlık iç pazar önemli bir eşik. Ancak yatırım açısından daha güçlü sinyal, Türk geliştiricilerin küresel pazardaki gelir üretme kapasitesinde görülüyor. AppMagic’in 2,76 milyar dolarlık verisinin DTC gelirlerini kapsamaması da bu açıdan özellikle dikkat çekici. Doğrudan satış kanallarının büyümesiyle Türk stüdyolarının toplam ekonomik etkisi mağaza verilerinde görülen rakamların üzerine çıkabilir.

Önümüzdeki dönemin belirleyici unsuru daha fazla oyun çıkarmaktan çok, aynı başarıyı farklı ekipler ve yeni şirketlerle tekrar üretebilen bir yapı kurmak olacak. Türkiye’nin son yıllarda yarattığı kurucu ve yetenek havuzu bu açıdan önemli bir avantaj sağlıyor. Buna karşılık gelirin yaklaşık yüzde 97’sinin puzzle oyunlarından gelmesi ekosistem açısından bir yoğunlaşma riski de taşıyor.

Yeni yatırım döneminde oyun, veri, ödeme ve finans teknolojileri arasındaki bağ da güçlenecek. DTC, Merchant of Record, ödeme optimizasyonu ve oyuncu yaşam boyu değeri gibi konuların stüdyo stratejilerinin merkezine yerleşmesi, oyun şirketlerini klasik içerik üreticisinden daha kapsamlı dijital işletmelere dönüştürüyor.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir