Doğuş Teknoloji Akıl Çağı Raporunu Yayımladı
Doğuş Teknoloji 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.
Doğuş Teknoloji, yapay zeka ve dijital altyapıların hızla geliştiği dönemi “Akıl Çağı” olarak tanımladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirket, raporda sürdürülebilirliği çevresel etkilerin ötesine taşıyarak insan, teknoloji, güven, yönetişim ve operasyonel dayanıklılık başlıklarıyla birlikte ele aldı.
2025 yılında Ar-Ge harcamasını 558,4 milyon TL’ye çıkaran Doğuş Teknoloji’de kadın yöneticilerin oranı yüzde 50’ye ulaşırken, şirketin elektrik tüketiminde güneş enerjisinin payı yüzde 27,1’e yükseldi. Şirket ayrıca 2026 yılında kurmayı planladığı Yapay Zeka Etik Komitesi ile yapay zeka kullanımında insan gözetimi, şeffaflık, adillik ve hesap verebilirlik ilkelerini kurumsal yönetişim çerçevesine taşımaya hazırlanıyor.
Sürdürülebilirlik Akıl Çağıyla Yeniden Ele Alındı
Doğuş Teknoloji, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nda teknolojik kapasitenin büyümesiyle birlikte şirketlerin sorumluluk alanının da genişlediğine dikkat çekiyor.
Raporda yapay zeka ve dijital altyapılardaki gelişmelerin yalnız teknoloji yatırımı açısından ele alınmadığı; enerji tüketimi, veri güvenliği, etik kullanım, çalışan yetkinlikleri ve operasyonel dayanıklılık gibi başlıklarla birlikte değerlendirildiği görülüyor.
Şirket, “Akıl Çağı” yaklaşımını teknolojik kapasitenin insan muhakemesi, güven ve sorumlulukla birlikte yön bulduğu bir dönem olarak tanımlıyor.
Bu çerçevede çevresel ve sosyal etkilerin yanı sıra Ar-Ge yatırımları, insan ve kültür politikaları, iş sürekliliği ve güvenli teknoloji kullanımı da sürdürülebilirlik yaklaşımının parçaları arasında yer alıyor.
Güneş Enerjisinin Payı Yüzde 27,1’e Çıktı
Doğuş Teknoloji, dijital altyapılarının enerji ihtiyacını çevresel sorumluluk başlıklarından biri olarak ele alıyor.
Şirketin veri merkezinde 2025 yılında güneş panellerinden yaklaşık 687 bin kWh elektrik kullanıldı. Güneş enerjisinin toplam elektrik tüketimindeki payı böylece bir önceki yılki yüzde 20,1 seviyesinden yüzde 27,1’e yükseldi.
Doğuş Teknoloji, kendi operasyonlarının yanında geliştirdiği teknolojilerle farklı sektörlerdeki kaynak kullanımının azaltılmasına da katkı sağlamayı hedefliyor.
Bu kapsamda SOLARPULSE, güneş enerjisi kullanan tesislerde üretim ve tüketimin yapay zekayla tahmin edilmesine odaklanıyor. FERIDE, tarımsal faaliyetlerde su ve diğer kaynakların daha verimli kullanılmasını amaçlarken, GreenCodex yazılım ve sunucu kaynaklı enerji tüketiminin analiz edilerek verimlilik alanlarının belirlenmesini hedefliyor.
Kadın Yöneticilerin Oranı Yüzde 50 Oldu
Raporun insan ve kültür başlığında çeşitlilik, çalışan deneyimi ve geleceğin yetkinlikleri öne çıkıyor.
Doğuş Teknoloji’de kadın çalışanların oranı 2025 yılında yüzde 43,1 olarak gerçekleşti. Kadın yöneticilerin oranı ise 2024’teki yüzde 44,1 seviyesinden yüzde 50’ye yükseldi.
Şirketin çalışan memnuniyeti skoru da aynı dönemde yüzde 77,2’den yüzde 83,9’a çıktı.
Genç yeteneklere yönelik Geleceğe Giriş Programı kapsamında ise 74 farklı üniversiteden 172 gence teknoloji sektöründe deneyim kazanma fırsatı sunuldu.
Ar-Ge Harcaması 558,4 Milyon TL’ye Ulaştı
Doğuş Teknoloji’nin 2025 yılında öne çıkan başlıklarından biri de Ar-Ge yatırımlarındaki artış oldu.
Şirketin Ar-Ge harcaması iki yıllık dönemde 2,4 katına çıkarak 558,4 milyon TL’ye ulaştı. Yıl boyunca 21 Ar-Ge ve Tasarım projesi yürütüldü.
Doğuş Teknoloji Ar-Ge Merkezi’nin kuruluşundan bu yana 7 tescilli patenti bulunuyor.
Genç çalışanların fikirlerinin değerlendirildiği Genç Danışma Kurulu’nun 2025 yılında sürdürülebilirlik temasıyla yürüttüğü çalışmalar sonucunda ortaya çıkan SustainFlow platformu için de ürün geliştirme süreçleri başlatıldı.
İş Sürekliliği ISO 22301 ile Belgelendirildi
Doğuş Teknoloji, operasyonel dayanıklılık ve iş sürekliliği alanındaki çalışmalarını da 2025 yılında geliştirdi.
Veri merkezi operasyonları ve Turkuaz uygulamasını kapsayan süreçler, ISO 22301:2019 İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Sertifikası ile belgelendirildi.
Rapora göre 2025 yılında müşteri gizliliği ihlali veya veri kaybına ilişkin doğrulanmış bir şikayet bulunmadı.
Bu veriler, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımının çevresel performansın yanında iş sürekliliği, veri güvenliği ve operasyonel güvenilirliği de kapsadığını gösteriyor.
Yapay Zeka Etik Komitesi Kurulacak
Doğuş Teknoloji, yapay zeka kullanımına yönelik yönetişim yapısını 2026 yılında yeni bir adımla genişletmeyi planlıyor.
Şirket, Yapay Zeka Etik Komitesi kurarak yapay zeka uygulamalarında insan gözetimi, şeffaflık, adillik ve hesap verebilirlik ilkelerini esas alan bir yönetişim çerçevesi oluşturmayı hedefliyor.
Komite henüz faaliyete geçmiş bir yapı değil. Raporda bu adım, 2026 yılı için planlanan yönetişim çalışmalarından biri olarak yer alıyor.
Bu yaklaşım, yapay zeka kullanımının yalnız teknik performans veya verimlilik üzerinden değerlendirilmemesi, teknolojinin hangi kurallar ve sorumluluklar çerçevesinde kullanılacağının da kurumsal düzeyde ele alınması açısından önem taşıyor.
Sürdürülebilirlik Teknoloji Yönetişimine Genişliyor
Doğuş Teknoloji’nin 2025 raporunda dikkat çeken temel değişim, sürdürülebilirliğin enerji tüketimi veya çevresel göstergelerle sınırlı bir başlık olarak ele alınmaması.
Ar-Ge yatırımlarının büyümesi, veri merkezinde yenilenebilir enerji kullanımının artması, çalışan çeşitliliği, iş sürekliliğinin belgelendirilmesi ve yapay zeka etiği için ayrı bir yönetişim yapısının planlanması aynı çerçevenin parçaları haline geliyor.
Özellikle Yapay Zeka Etik Komitesi planı önemli. Kurumlarda yapay zeka kullanımı hızlandıkça mesele yalnız hangi modelin daha güçlü olduğu veya ne kadar verimlilik sağladığı üzerinden ilerlemiyor. İnsan gözetimi, veri güvenliği, şeffaflık ve hesap verebilirlik de teknoloji yönetiminin doğrudan konusu haline geliyor.
Doğuş Teknoloji’nin “Akıl Çağı” yaklaşımı bu açıdan teknoloji şirketlerinin önündeki yeni sorumluluk alanını tarif ediyor. Dijital kapasite büyürken bu kapasitenin nasıl yönetildiği, hangi enerjiyle çalıştığı ve hangi etik sınırlar içinde kullanıldığı da kurumsal performansın parçasına dönüşüyor.






