Yapay Zeka

EY Siber Güvenlik Araştırması Yapay Zekâ Risklerini Gösterdi

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 6 Ağustos 2026
  • Okuma süresi: 6 dakika
EY Siber Güvenlik Araştırması Yapay Zekâ Risklerini Gösterdi

EY Küresel Siber Güvenlik 2026 Araştırması yayımlandı.

EY Küresel Siber Güvenlik 2026 Araştırması, yapay zekânın siber saldırıların hızını ve etki alanını büyüttüğünü gösteriyor. Siber güvenlik yöneticilerinin yüzde 70’i en kritik risklerin mevcut güvenlik sistemlerinin erişemediği alanlarda bulunduğunu belirtiyor.

EY tarafından dünya genelinde farklı sektörlerden 800’ü aşkın siber güvenlik yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen Küresel Siber Güvenlik 2026 Araştırması yayımlandı.

Araştırmaya göre gelişmiş yapay zekâ teknolojileri, siber tehdit ortamını hız ve ölçek açısından yeniden şekillendiriyor. Yapay zekâ destekli saldırılar, sistemlerdeki zafiyetlerin tespit edilmesi ve bu açıkların kullanılabilmesi için gereken süreyi saniyelere kadar indirebiliyor.

Şirketlerin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri ise güvenlik sistemlerinin yeterli görünürlük sağlayamadığı alanlar. Siber güvenlik yöneticilerinin yüzde 70’i en kritik risklerin mevcut güvenlik sistemlerinin erişemediği “kör noktalarda” bulunduğunu belirtiyor.

En Büyük Açık Operasyonel Teknolojilerde

Araştırmada operasyonel teknoloji ve fiziksel varlıklar yüzde 57 ile şirketlerin en fazla güvenlik açığı yaşadığı alanların başında geliyor.

Üçüncü taraf ekosistemleri yüzde 49, yapay zekâ sistemleri ve araçları ise yüzde 47 ile diğer önemli risk alanlarını oluşturuyor.

EY, şirketlerin kritik varlıklarda gerçek zamanlı görünürlük ve sürekli izleme kapasitesini artırması gerektiğine dikkat çekiyor.

Altyapı sektörü küresel çapta en yüksek zafiyet oranlarına sahip alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Demiryolu sistemleri, trafik altyapıları ve yapısal izleme sensörleri gibi fiziksel sistemlerin ağlara daha fazla bağlanması, saldırı yüzeyini genişletiyor.

Yaşam Bilimlerinde Risk Oranı Yüzde 64

Yaşam bilimleri sektöründeki kritik iş varlıklarının yüzde 64’ü güvenlik açığı bulunan alanlarda yer alıyor.

Klinik operasyonlardan ilaç keşfine, üretim süreçlerinden laboratuvar otomasyonuna kadar yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, bu sektörde siber güvenliğin stratejik önemini artırıyor.

Madencilik ve metal sektöründe zafiyet oranı yüzde 67’ye ulaşırken perakendede yüzde 43, endüstriyel ürünlerde yüzde 46 ve tüketici ürünlerinde yüzde 36 olarak ölçülüyor.

Veriler, dijital dönüşüm yatırımları hızlanırken siber güvenlik uygulamalarının aynı tempoda ölçeklenmesinde önemli açıklar bulunduğunu gösteriyor.

BT Ve OT Ekipleri Daha Fazla Birlikte Çalışıyor

Enerji ve sanayi gibi operasyonel teknoloji kullanımının yoğun olduğu sektörlerde siber saldırılar fiziksel üretim süreçlerine kadar ulaşabiliyor.

Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 59’u ortak risk değerlendirmeleri yürütüyor. Yüzde 56’sı fonksiyonlar arası ekipler oluştururken yüzde 51’i ortak görünürlük sağlayan izleme teknolojilerinden yararlanıyor.

Kurumsal risklerin tek çatı altında takip edilmesini sağlayan ortak risk kayıt envanterlerini kullanan şirketlerin oranı ise yüzde 27 seviyesinde bulunuyor.

Bu fark, şirketlerin teknoloji yatırımlarıyla entegre risk yönetişimi arasında halen önemli bir mesafe bulunduğunu gösteriyor.

Siber Güvenlik Bütçelerinde Yapay Zekâ Payı Artıyor

Teknoloji şirketleri siber güvenlik bütçelerinin ortalama yüzde 20’sini yapay zekâ entegrasyonlarına ayırıyor. Diğer sektörlerde bu oran yüzde 14 seviyesinde.

Araştırma, kuantum bilişimin de siber güvenlik gündeminde giderek daha fazla yer aldığını gösteriyor. Teknoloji yöneticilerinin yüzde 83’ü kuantum bilişim destekli siber tehditlerin önümüzdeki beş yıl içinde iş dünyası üzerinde önemli etkiler yaratacağını öngörüyor.

EY, şirketlerin siber dayanıklılıklarını güçlendirmek için kritik varlıklarda sürekli görünürlük sağlamasını, güvenlik açıklarını azaltmasını, üçüncü taraf risk yönetimini geliştirmesini ve modern güvenlik teknolojilerine yatırım yapmasını öneriyor.

Siber Güvenlik Operasyonel Dayanıklılık Konusuna Dönüşüyor

EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri Ulvi Cemal Bucak, yapay zekânın siber olayların gerçekleşme hızını insan ölçeğinin ötesine taşıdığına dikkat çekiyor.

Bucak, şirketlerin güvenlik yaklaşımını görünmeyen risk alanlarını takip edebilen, sürekli öğrenen ve operasyonel dayanıklılığı merkeze alan bir yapıya taşıması gerektiğini belirtiyor.

Araştırmanın bulguları da siber güvenliği teknoloji ekiplerinin sınırlarını aşan, büyüme, itibar ve iş sürekliliğiyle doğrudan bağlantılı bir yönetim başlığı haline getiriyor.

EY araştırmasının fintech sektörü açısından en kritik bulgusu, riskin saldırının kendisinden çok görünmeyen alanlarda yoğunlaşması. Finans kuruluşları API’ler, bulut altyapıları, yapay zekâ modelleri, üçüncü taraf servis sağlayıcıları ve açık bankacılık bağlantıları üzerinden giderek daha karmaşık bir teknoloji ağı yönetiyor.

Bu yapı büyüdükçe saldırı yüzeyi de genişliyor. Özellikle üçüncü taraf ekosistemlerinin yüzde 49 ile en önemli risk alanlarından biri olarak öne çıkması, fintech şirketleri ve bankalar açısından doğrudan önem taşıyor.

Yapay zekâ saldırganlara saniyeler içinde zafiyet arama kapasitesi kazandırırken savunma tarafında da sürekli izleme, otomatik müdahale ve gerçek zamanlı risk analizi zorunlu hale geliyor. Finans sektöründe önümüzdeki dönemin temel güvenlik metriği kaç saldırının engellendiğinden çok, kritik bir olay sırasında operasyonların ne kadar hızlı ve güvenli sürdürülebildiği olacak.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir