Teknoloji

Pozitif Teknoloji ve Anadolu Üniversitesi’nden iSelect Adımı

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 26 Mart 2026
  • Okuma süresi: 6 dakika
Pozitif Teknoloji ve Anadolu Üniversitesi’nden iSelect Adımı

Pozitif Teknoloji ile Anadolu Üniversitesi yeni bir iş birliğine imza attı.

Pozitif Teknoloji ile Anadolu Üniversitesi, teknoloji odaklı dönüşümü destekleyecek yeni bir iş birliğine imza attı. iSelect programı kapsamında hayata geçirilen protokol, üniversite bünyesinde eğitim, araştırma ve uygulama süreçlerini güçlendirecek projeleri kapsıyor. Apple eğitim teknolojileri odağında şekillenen iş birliği, üniversite ekosistemine özel çözümler geliştirilmesini ve öğrencilerle akademik kadronun teknolojiye erişiminin daha güçlü bir zemine taşınmasını amaçlıyor.

Gerçekleştirilen imza töreninde protokole Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel imza attı. Anlaşma kapsamında, Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin belirleyeceği alanda 30 adet iMac cihazdan oluşan “Pozitif Teknoloji Laboratuvarı” kurulacak. Laboratuvarın üç yıl süreyle üniversitenin kullanımına sunulması planlanıyor.

Üniversite ekosistemine teknoloji desteği geliyor

Yükseköğretim kurumlarında dijital altyapının güçlenmesi, artık yalnızca teknik ekipman yenilemesi olarak görülmüyor. Eğitim kalitesini artıran, araştırma kapasitesini genişleten ve öğrencilerin güncel teknolojilerle daha erken temas kurmasını sağlayan yatırımlar, üniversitelerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Pozitif Teknoloji ile Anadolu Üniversitesi arasında kurulan bu yapı da tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor.

Protokol kapsamında kurulacak laboratuvar, üniversitenin teknolojik altyapısını desteklemenin ötesinde, uygulamalı öğrenme süreçlerini güçlendirecek bir merkez işlevi görecek. Bilgisayar tabanlı üretim, tasarım, araştırma ve analiz gerektiren alanlarda öğrenciler ile akademik kadronun daha güçlü bir teknik zemine erişmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, üniversitelerde teknoloji yatırımlarının artık daha stratejik ve daha sonuç odaklı ele alındığını gösteriyor.

iSelect programı ile sürdürülebilir model hedefleniyor

Pozitif Teknoloji’nin iSelect programı kapsamında üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleri, yalnızca cihaz tedariğine dayanan bir model sunmuyor. Program, eğitim kurumlarına özel tasarlanan teknoloji çözümleriyle öğrenme, üretim ve araştırma süreçlerini aynı çatı altında desteklemeyi amaçlıyor. Anadolu Üniversitesi ile imzalanan protokol de bu çerçevede, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği modeli olarak konumlanıyor.

Üniversitelerde teknoloji kullanımının etkili hale gelmesi, yalnızca donanım erişimiyle sınırlı kalmıyor. Asıl değer, bu altyapının eğitim süreçlerine nasıl entegre edildiğinde ve araştırma kapasitesine nasıl katkı sunduğunda ortaya çıkıyor. Üç yıllık kullanım planı da bu açıdan önem taşıyor. Çünkü kısa süreli destek modelleri yerine daha uzun soluklu yapılar, kurumsal faydanın daha görünür hale gelmesini sağlıyor.

Laboratuvar yatırımı araştırma ve uygulama süreçlerini destekleyecek

BAUM’un belirleyeceği alanda kurulacak 30 iMac’lik laboratuvar, üniversite bünyesinde farklı disiplinlerde kullanılabilecek yeni bir teknoloji alanı oluşturacak. Bu tür laboratuvarlar, özellikle dijital üretim, tasarım, veri işleme, yazılım geliştirme ve medya tabanlı çalışmalar için önemli fırsatlar yaratıyor. Öğrencilerin güncel cihazlarla çalışma deneyimi kazanması, mezuniyet sonrası yetkinlikleri açısından da daha güçlü bir hazırlık zemini sunuyor.

Akademik kadro açısından bakıldığında ise bu tarz yatırımlar, ders içeriklerinin güncellenmesi, araştırma projelerinin teknik kapasitesinin artması ve üniversite içi uygulamaların daha verimli biçimde yürütülmesi açısından önemli katkılar sağlıyor. Böylece iş birliği, yalnızca fiziksel bir laboratuvar kurulumu olmanın ötesine geçerek üniversite genelinde daha geniş bir etki alanı yaratma potansiyeli taşıyor.

Pozitif Teknoloji’den bütüncül yaklaşım vurgusu

Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel, iSelect programı kapsamında üniversitelerle geliştirdikleri iş birliklerini yalnızca teknoloji yatırımı olarak ele almadıklarını vurguladı. Başel, bu yapının öğrenme, üretim ve araştırma süreçlerini destekleyen bütüncül bir model sunduğunu belirterek Anadolu Üniversitesi ile hayata geçirilen iş birliğinin üniversite ekosistemine değer katacak sürdürülebilir bir yapı oluşturacağına inandıklarını ifade etti.

Bu açıklama, eğitim teknolojileri alanında son dönemde güçlenen yaklaşımı da yansıtıyor. Eğitim kurumlarına yönelik teknoloji projeleri artık yalnızca cihaz sayısı ya da marka iş birliği üzerinden değerlendirilmiyor. Asıl belirleyici unsur, bu yatırımların eğitim çıktıları, araştırma kapasitesi ve kurumsal dönüşüm üzerindeki etkisi oluyor. Pozitif Teknoloji’nin Anadolu Üniversitesi ile kurduğu model de bu anlayışın Türkiye’deki güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Eğitim teknolojilerinde kurumsal iş birlikleri önem kazanıyor

Türkiye’de üniversitelerin dijital dönüşüm yolculuğu hızlanırken, özel sektörle geliştirilen teknoloji odaklı iş birlikleri daha görünür hale geliyor. Bu tür modeller, üniversitelerin kaynak kullanımını güçlendirirken öğrencilerin ve akademisyenlerin yeni nesil teknolojilere erişimini de hızlandırıyor. Özellikle araştırma ve uygulama kapasitesinin desteklenmesi, üniversitelerin hem akademik performansına hem de öğrenci deneyimine doğrudan katkı sunuyor.

Anadolu Üniversitesi ile Pozitif Teknoloji arasındaki bu iş birliği, eğitim teknolojilerinin yükseköğretimde nasıl konumlandığına dair önemli bir örnek oluşturuyor. Laboratuvar yatırımı, teknolojiye erişim, sürdürülebilir kullanım ve üniversiteye özel çözüm üretimi başlıklarının aynı yapıda buluşması, benzer iş birlikleri açısından da referans niteliği taşıyabilir.

Yükseköğretimde teknoloji yatırımları artık yalnızca altyapı güncellemesi başlığıyla okunmuyor. Üniversitelerin araştırma kapasitesi, uygulamalı eğitim gücü ve öğrenci deneyimi, sahip oldukları dijital araçlarla daha doğrudan ilişki kuruyor. Bu nedenle Pozitif Teknoloji ile Anadolu Üniversitesi arasında imzalanan protokol, klasik bir ürün yerleştirme ya da donanım desteği haberinin ötesinde anlam taşıyor. Burada asıl önemli nokta, teknoloji yatırımı ile akademik üretim arasında daha sistematik bir bağ kurulması. Önümüzdeki dönemde eğitim teknolojileri alanında öne çıkacak iş birlikleri, yalnızca cihaz sayısıyla anılmayacak. Hangi üniversitenin bu altyapıyı nasıl kullandığı, hangi araştırma ve öğrenme çıktılarını ürettiği daha belirleyici olacak. iSelect programı kapsamındaki bu model, sürdürülebilirlik ve kurumsal etki açısından dikkatle izlenmesi gereken adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir