Teknoloji

Uber Kurucusu Travis Kalanick Robotaksi Pazarına Dönmeye Hazırlanıyor

TeknolojiWins Haber Merkezi
  • 7 Eylül 2026
  • Okuma süresi: 5 dakika
Uber Kurucusu Travis Kalanick Robotaksi Pazarına Dönmeye Hazırlanıyor

Travis Kalanick’in Atoms girişimi Uber ile robotaksi kullanım senaryolarını görüşüyor.

Uber’in kurucularından ve eski CEO’su Travis Kalanick, yeni girişimi Atoms ile otonom araç teknolojilerine yeniden ağırlık veriyor. Financial Times’ın aktardığı bilgilere göre Atoms, otonom sürüş tarafında yeni işe alımlar ve satın almalar yapmaya hazırlanırken şirketin geliştirdiği teknolojinin robotaksi kullanımına taşınabileceği modeller üzerinde çalışıyor. Atoms ile Uber arasında da bu teknolojinin Uber platformunda nasıl kullanılabileceğine ilişkin görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak tarafların açıkladığı kesinleşmiş bir robotaksi anlaşması bulunmuyor.

Atoms, temmuz ayında Andreessen Horowitz liderliğinde 1,7 milyar dolar yatırım aldı. Bain Capital ve Fifth Wall’ın da katıldığı turda Uber yatırımcılar arasında yer aldı. TechCrunch’ın doğruladığı bilgilere göre Uber’in Atoms’a yaptığı yatırım 100 milyon dolar seviyesinde. Bu yatırım, Kalanick’in 2017’de ayrıldığı Uber ile yaklaşık dokuz yıl sonra teknoloji ve sermaye tarafında yeniden aynı masaya gelmesi açısından da dikkat çekiyor.

Atoms robotaksiden daha geniş bir endüstriyel yapay zeka modeli kuruyor

Atoms, Kalanick’in CloudKitchens üzerine kurduğu yapının yeniden şekillendirilmesiyle ortaya çıktı. Şirket faaliyet alanlarını gıda, madencilik ve ulaşım olarak tanımlıyor ve odağına fiziksel dünyada çalışan özel amaçlı robotik sistemleri yerleştiriyor. Kalanick, şirketi tanıtırken insansı robotlardan çok belirli endüstriyel görevleri yüksek verimlilikle yerine getirebilecek robotlara odaklandıklarını açıklamıştı.

Otonom araç tarafındaki en önemli hamlelerden biri de Pronto’nun satın alınması oldu. Madencilik ve ağır sanayi için otonom sürüş teknolojileri geliştiren Pronto’nun başında, geçmişte Uber’in sürücüsüz araç programında da görev yapan Anthony Levandowski bulunuyor. Financial Times’a göre Levandowski, Atoms bünyesinde otonom araç programının geliştirilmesinde önemli bir rol üstleniyor.

Atoms’un hedefi şu aşamada kendi robotaksi filosunu kurarak Waymo veya Tesla ile doğrudan şehir içi hizmet rekabetine girmek olarak açıklanmıyor. Şirket daha çok geliştirdiği otonom sürüş teknolojisini başka şirketlere lisanslayabileceği veya ortaklıklar üzerinden dağıtabileceği modelleri değerlendiriyor. Uber ile yapılan görüşmeler de bu çerçevede öne çıkıyor.

Uber robotaksilerde teknoloji üreticisinden dağıtım platformuna geçti

Olası Atoms–Uber ilişkisini önemli hale getiren unsurlardan biri Uber’in son yıllarda otonom araç stratejisini değiştirmiş olması. Uber kendi sürücüsüz araç birimini geliştirmek yerine Waymo, Wayve, WeRide, Zoox ve diğer teknoloji sağlayıcılarıyla ortaklık kurarak robotaksileri kendi ulaşım ağına bağlayan bir model izliyor.

Uber, 2026 ikinci çeyrek yatırımcı sunumunda otonom araçların yedi şehirde platform üzerinde çalıştığını, yıl sonuna kadar bu sayının 15’e ulaşabileceğini açıkladı. Şirket ayrıca otonom mobilitenin ticarileştirilmesi için önümüzdeki yıllarda yatırım, altyapı ve araç alım taahhütleri dahil 10 milyar doların üzerinde sermaye kullanmayı planlıyor. Uber’in yaklaşımında şirketin ana rolü otonom sürüş yazılımını geliştirmekten çok talebi, filoyu, şarj altyapısını, finansmanı ve operasyonu aynı ticari platform üzerinde birleştirmek.

Bu nedenle Atoms’un geliştireceği otonom teknoloji ile Uber’in küresel dağıtım ağı teorik olarak birbirini tamamlayan iki yapı oluşturabilir. Ancak bugün için tarafların teknoloji lisanslama, araç tedariki veya ticari robotaksi dağıtımı konusunda açıkladığı bağlayıcı bir anlaşma bulunmuyor.

Robotaksi yarışında asıl rekabet teknoloji ile dağıtımın birleşmesine kayıyor

Kalanick’in otonom araçlara dönüşünün teknoloji sektörü açısından daha geniş anlamı, robotaksi pazarındaki iş modelinin değişmesinde yatıyor. Waymo gibi şirketler teknolojiyi geliştirip hizmeti de kendileri işletirken Wayve gibi oyuncular otonom sürüş yazılımını otomobil üreticilerine ve ulaşım platformlarına sunmayı tercih ediyor. Atoms’un işaret ettiği model de ikinci yapıya daha yakın görünüyor.

Bu yaklaşım robotaksi yarışında güçlü bir otonom sürüş sistemi geliştirmenin yanında teknolojiyi hangi araçlara, hangi pazarlara ve hangi müşteri ağına ulaştırabileceği sorusunu öne çıkarıyor. Uber’in milyonlarca kullanıcıya ulaşan platformu, kendi sürücüsüz araç filosunu kurmadan farklı otonom sürüş sağlayıcılarını aynı dağıtım ağı altında toplamasına imkan veriyor. Atoms açısından Uber ile olası bir teknoloji ortaklığı bu nedenle sıfırdan robotaksi operasyonu kurmaya kıyasla daha hızlı bir ticarileşme yolu sağlayabilir.

Kalanick açısından gelişmenin ayrı bir anlamı da bulunuyor. Uber’in ilk dönemlerinde otonom araç teknolojisini şirketin geleceğinin temel parçalarından biri olarak gören Kalanick, sonraki yıllarda Uber’in kendi sürücüsüz araç geliştirme faaliyetlerinden çekilmesine yönelik pişmanlığını açıkça dile getirmişti. Atoms’un 1,7 milyar dolarlık sermaye, eski Uber yöneticileri ve Pronto’dan gelen otonom sürüş kapasitesiyle ulaşım teknolojilerine yönelmesi, Kalanick’in yıllar önce yarım kalan bu teknoloji tezini farklı bir şirket üzerinden yeniden denediğini gösteriyor.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir