Yeditepe’den Almanya ile Yapay Zeka Atağı
Yeditepe Üniversitesi, Teknopark İstanbul’da üç ayrı birimi devreye aldı.
Yeditepe Üniversitesi, Teknopark İstanbul bünyesinde hayata geçirdiği yeni teknoloji yapılanmalarıyla yapay zekâ, girişimcilik ve sürdürülebilirlik ekseninde uluslararası ölçekte yeni bir dönemin kapısını araladı. Üniversite, “Girişim Stüdyosu”, “Bilişim ve Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi” ile “Karbon Çözümleri Laboratuvarı” olmak üzere üç ayrı birimi devreye alırken, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşları arasında yer alan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ odaklı iş birliğini de başlattı.
Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü, akademi, sanayi ve girişimcilik dünyasını aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir yapı olarak konumlanıyor. Söz konusu merkezde yalnızca araştırma faaliyetleri yürütülmesi hedeflenmiyor; aynı zamanda fikirlerin ürüne, ürünlerin de pazara taşınabildiği ticarileşme odaklı bir inovasyon modeli kuruluyor. Öğrenciler, akademisyenler, şirketler ve yatırımcıların ortak üretim havuzunda bir araya gelmesiyle yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması ve fon mekanizmalarının erken aşamada sürece dahil edilmesi amaçlanıyor.
Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Fraunhofer Enstitüsü ile başlatılan ortaklığın yalnızca üniversite açısından değil, Türkiye’nin teknolojik gelişimi bakımından da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Dalan, yapay zekâ alanında başlayan iş birliğinin ilerleyen dönemde başka teknoloji alanlarına da yayılabileceğine işaret ederken, Yeditepe Üniversitesi’nin uluslararası Ar-Ge görünürlüğünü daha da güçlendirecek bir sürecin başladığını ifade etti.
Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da Teknopark İstanbul ile kurulan ilişkinin son dönemde daha güçlü bir zemine oturduğunu belirterek üniversitenin teknoloji üssünde araştırmaların girişimcilik perspektifiyle yürütüldüğünü söyledi. Durman, merkezde fikirlerin ürüne dönüştüğü çalışmaların önceliklendirildiğini ve bu süreçte Teknopark yönetiminin desteğinin önemli katkı sunduğunu aktardı.
Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer ise Türkiye’yi stratejik ortak olarak tanımladı. Sauer’in açıklamalarına göre iş birliğinin ilk aşamasında Türkiye’deki üretim sanayi ile Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketlerine yönelik Endüstri 4.0, veri yönetimi, endüstriyel yapay zekâ ve dijital ikizler alanlarında projeler geliştirilecek. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde üstlendiği stratejik rolün, üretim, robotik, lojistik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda yeni çözüm başlıklarını beraberinde getirmesi bekleniyor. Bu yaklaşım, yalnızca teknoloji transferiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda yeni nesil uzmanlık alanlarında insan kaynağı yetiştirilmesini de kapsıyor.
Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat da Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Girişim Stüdyosu’nun uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezinde konumlanan bir ekosistem olarak tasarlandığını belirtti. Bayat, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleriyle yapay zekâ alanında küresel açılım hedeflediklerini, teknoloji ve eğitim transferine odaklanan çalışmaların da planlandığını söyledi. Yeni nesil girişim stüdyosu modeliyle öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin ortak üretim havuzunda buluşacağını ifade eden Bayat, startup oluşumundan finansmana, proje geliştirmeden ticarileşmeye kadar uzanan zincirin aynı çerçevede destekleneceğini anlattı.
Üniversitenin öncelik verdiği alanlar arasında sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum sektörleri yer alıyor. Yapay zekâ tabanlı otomasyon çözümlerinin üretim ve sanayi tesislerinde yaygınlaştırılması hedeflenirken, Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar üzerinden çok disiplinli çalışmalar yürütülüyor. Öte yandan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı paydaşlarla birlikte sanayiye yönelik yapay zekâ eğitim programları planlanıyor. Sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi üzerinden karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sunulması hedefleniyor.
Atılan bu adım, Türkiye’de üniversite merkezli inovasyon modelinin yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi’nin Fraunhofer ve IIB ile kurduğu ortaklık, yalnızca akademik iş birliği boyutunda kalmayan; sanayiye, girişimcilik ekosistemine ve teknoloji ihracatına uzanan daha geniş bir vizyonu yansıtıyor. Yapay zekâ ekseninde kurulan bu yapı, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin uluslararası Ar-Ge ağlarındaki görünürlüğünü artırabilecek stratejik bir platform niteliği taşıyor.
Yapay zekâ alanında kurulan ortaklıkların gerçek etkisi, imza törenlerinden sonra başlıyor. Yeditepe Üniversitesi’nin Fraunhofer ve IIB ile geliştirdiği modelin dikkat çeken yönü, araştırma, girişim geliştirme ve sanayi uygulamasını aynı merkezde buluşturması. Türkiye teknoloji ekosistemi uzun süredir güçlü fikir üretimi ile ölçeklenebilir ürünleşme arasındaki boşluğu kapatmaya çalışıyor. Bu yapı, söz konusu boşluğu daraltabilecek bir zemin sunuyor. Fintek perspektifinden bakıldığında ise veri yönetimi, endüstriyel yapay zekâ, dijital ikizler ve eğitim transferi gibi başlıklar, gelecekte finansal hizmetler dahil pek çok sektörde yeni iş modellerinin oluşmasına kapı aralayabilir. Asıl belirleyici unsur, ortaya çıkacak projelerin ne kadar hızlı ticarileşebildiği ve uluslararası ağlara ne ölçüde entegre olabildiği olacak.






