Türkiye’de Tüketicilerin Yüzde 80’i Yapay Zeka Asistanı Sunan Uygulamaları Daha Sık Kullanacak
Türkiye’de tüketicilerin yüzde 80’i yapay zeka asistanı sunan uygulamaları daha sık kullanacağını söylüyor.
DORinsight’ın Türkiye genelinde 1.015 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 80’inden fazlası, düzenli kullandıkları uygulamaların iyi bir yapay zeka asistanı sunması halinde bu uygulamaları daha sık kullanacağını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 84’ü ise önümüzdeki altı ay içinde yapay zeka kullanımını artırmayı planlıyor.
DORinsight’ın Temmuz 2026’da gerçekleştirdiği “Türkiye’de Yapay Zeka Kullanımı, Beklentiler ve Yeni Nesil Asistan Fırsatları” araştırması, tüketicilerin yapay zeka kullanımında yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi en az bir yapay zeka hizmeti kullandığını belirtirken, yapay zeka kullanımını artırmayı planlayanların oranı yüzde 84’e ulaşıyor. Araştırmaya göre tüketiciler yapay zekayı yalnız bağımsız platformlarda kullanmakla sınırlı kalmak istemiyor. Günlük kullandıkları alışveriş, telekomünikasyon, seyahat ve finans uygulamalarında da doğrudan yapay zeka desteği bekliyor.
Yapay Zeka Yeni Uygulama Arayüzüne Dönüşebilir
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, tüketicilerin yüzde 80’inden fazlasının iyi bir yapay zeka asistanı sunulması durumunda halihazırda kullandıkları uygulamalara daha sık gireceğini söylemesi.
Bu oran, yapay zekanın uygulamalar için yeni bir müşteri etkileşim katmanına dönüşebileceğine işaret ediyor.
Bugün kullanıcı bir alışveriş uygulamasına ürün aramak, telekom uygulamasına faturasını kontrol etmek veya seyahat uygulamasına seçenekleri karşılaştırmak için giriyor. Yapay zeka asistanlarının bu işlemleri doğal dil üzerinden yönetmesi halinde uygulamanın klasik menü ve arama yapısının önemi azalabilir.
Kullanıcının “en uygun paketi bul”, “bu ay faturam neden arttı?” veya “bu ürünü daha ucuza nereden alabilirim?” gibi sorularla doğrudan sonuç alması mümkün hale geliyor.
Tüketicilerin Yüzde 39’u AI Üzerinden Alışverişe Açık
Yapay zekanın alışveriş tarafındaki etkisi de araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri.
Katılımcıların yüzde 80’i ürün veya hizmet araştırırken yapay zeka kullanabileceğini belirtirken yüzde 39’u doğrudan yapay zeka üzerinden alışveriş yapmaya açık olduğunu söylüyor.
Yapay zekayı alışveriş amacıyla kullanan tüketicilerin yüzde 42,5’i, bir yapay zeka önerisinin ardından en az bir kez satın alma gerçekleştirmiş durumda. Yüzde 18,4’lük kesim ise yapay zeka önerileri üzerinden ara sıra veya daha sık alışveriş yaptığını belirtiyor.
Bu veriler, yapay zekanın yalnız ürün keşfi aşamasında kalmadığını, satın alma kararını da etkileyebildiğini gösteriyor.
En Büyük Beklenti Daha Uygun Fiyat
Tüketicilerin yapay zeka destekli alışverişten beklentileri oldukça somut.
Katılımcıların yüzde 57’si yapay zekanın daha uygun fiyatları bulmasına yardımcı olmasını bekliyor. Yüzde 47 kupon ve indirimlerin bulunmasını, yüzde 46 sahte yorumların ayıklanmasını, yüzde 43 ise ürünlerin daha hızlı karşılaştırılmasını istiyor.
Yapay zeka desteğiyle alışverişe en fazla giyim ve ayakkabı, yemek siparişi ve market kategorilerinde ilgi gösteriliyor. Seyahat, elektronik ürünler, telekom paketleri ve ek hizmetler de öne çıkan diğer alanlar arasında.
Bu tablo, tüketicinin yapay zekadan soyut bir teknoloji deneyiminden çok doğrudan zaman veya para kazandıran bir fayda beklediğini ortaya koyuyor.
Telekom Uygulamalarında Güçlü Potansiyel
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 62’si telekomünikasyon hizmetlerinde yapay zeka asistanlarının yararlı olacağını düşünüyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i böyle bir asistanı doğrudan operatörün kendi uygulaması içinde veya mevcut bir yapay zeka platformuyla entegre çalışan hibrit bir modelde kullanmayı tercih ediyor.
Yüzde 49’luk kesim de yapay zeka özelliklerinin mevcut hizmet paketlerinin içine dahil edilmesine ilgi gösteriyor.
Tüketicilerin telekom tarafındaki beklentileri ise oldukça pratik. Faturayı anlamak, olağandışı ücretleri fark etmek, mevcut tarifeyi analiz etmek ve alternatif paketleri karşılaştırmak en fazla talep gören kullanım alanları arasında bulunuyor.
Bu yapı telekom operatörlerini yapay zeka hizmetleri açısından önemli dağıtım kanallarından biri haline getirebilir.
Türkçe ve Yerel Bilgi Kritik
Araştırma, yapay zeka hizmetlerinde yerelleştirmenin yalnız dil desteğiyle sınırlı kalamayacağını da gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 89’u Türkçe müşteri desteğinin yanı sıra Türkiye’ye özgü fiyat ve kampanya bilgilerinin doğru biçimde sunulmasını önemli buluyor. Yüzde 88 ise Türkçenin doğal ve doğru anlaşılmasına önem veriyor.
Katılımcıların yüzde 65,6’sı yerel yapay zeka hizmetlerini daha sık kullanmayı planladığını belirtirken, yüzde 44,6’sı yerel özellikler için ödeme yapmaya istekli olduğunu söylüyor.
Buradaki beklenti yalnız Türkçe konuşan bir sistem değil. Kullanıcı Türkiye’deki fiyatları, kampanyaları, regülasyonları ve günlük kullanım alışkanlıklarını anlayan bir yapay zeka deneyimi bekliyor.
ChatGPT ve Gemini Bilinirlikte Önde
Yapay zeka markalarının bilinirliği halen birkaç büyük oyuncu çevresinde yoğunlaşıyor.
Araştırmaya göre tüketicilerin aklına ilk gelen markalar arasında ChatGPT ve Gemini öne çıkıyor. Grok, Claude, Yandex AI ve DeepSeek ise onları takip ediyor.
Ancak bu ikinci gruptaki hiçbir marka henüz üçüncü sırada kalıcı bir konum elde etmiş görünmüyor.
Bu tablo, Türkiye yapay zeka pazarında marka rekabetinin halen açık olduğunu ve kullanıcı alışkanlıklarının hızla değişebileceğini gösteriyor.
Reklamda Karşılık Bekleniyor
Araştırmanın dikkat çekici başka bir sonucu da tüketicilerin yapay zeka hizmetlerindeki reklam ve sponsorlu içeriklere yaklaşımı.
Katılımcıların yüzde 45’i ücretsiz erişim karşılığında reklamlara daha olumlu yaklaşabileceğini belirtiyor. Yüzde 35 kupon ve indirimleri, yüzde 33 ise daha düşük fiyatları anlamlı bir karşılık olarak görüyor.
Daha soyut faydalara verilen önem daha düşük. Katılımcıların yüzde 22’si daha alakalı önerileri, yüzde 20’si yeni ürün keşfini, yine yüzde 20’si kişiselleştirilmiş teklifleri değerli buluyor.
Şeffaflık da önem taşıyor. Bir yapay zeka önerisinin sponsorlu olduğunun açık biçimde belirtilmesi halinde katılımcıların yüzde 47’si öneriyi değerlendirme ihtimalinin değişmeyeceğini veya artacağını söylüyor.
Bu sonuçlar, yapay zeka servislerinde reklam modelinin tamamen reddedilmediğini ancak kullanıcının karşılığında somut fayda görmek istediğini gösteriyor.
Araştırmadaki en güçlü sinyal yüzde 84’lük kullanım artışı beklentisinden çok, tüketicilerin yapay zekayı nereye yerleştirmek istediği.
Kullanıcılar her işlem için yeni bir yapay zeka uygulamasına geçmek istemiyor. Zaten kullandıkları bankanın, telekom operatörünün, alışveriş platformunun veya seyahat uygulamasının içinde daha akıllı bir deneyim bekliyor.
Bu durum markalar açısından önemli bir fırsat yaratıyor. Önümüzdeki rekabet yalnız “kimin daha iyi yapay zeka modeli var?” sorusu üzerinden ilerlemeyebilir. Kullanıcının günlük hayatında hangi şirketin yapay zekayı daha doğru noktaya yerleştirdiği, daha iyi yerelleştirdiği ve gerçek bir faydaya dönüştürdüğü da belirleyici olacak.
Alışveriş tarafındaki yüzde 42,5’lik satın alma etkisi de ayrıca dikkat çekici. Yapay zeka öneri motorundan karar ve işlem katmanına doğru ilerliyor. Bu dönüşüm hızlanırsa e-ticaret, finans ve telekom şirketlerinin müşteri arayüzleri önümüzdeki birkaç yıl içinde ciddi biçimde değişebilir.
Odak anahtar kelime:
Meta açıklaması: DORinsight araştırmasına göre Türkiye’de tüketicilerin yüzde 80’inden fazlası yapay zeka asistanı sunan uygulamaları daha sık kullanacağını, yüzde 84’ü ise kullanımını artıracağını söylüyor.






