Ericsson Mobilite Raporu 5G Abone Sayısının 3,1 Milyara Ulaştığını Açıkladı
Ericsson Mobilite Raporu’nun Haziran 2026 sayısı yayımlandı.
Ericsson Mobilite Raporu’nun Haziran 2026 sayısına göre küresel 5G abone sayısı yılın ilk çeyreğinde 3,1 milyara ulaştı. Aynı dönemde 162 milyon yeni 5G aboneliği gerçekleşti. Yapay zeka uygulamalarının cihazlara, araçlara ve endüstriyel sistemlere yayılması ise mobil ağlardaki trafik dengesini değiştirerek yükleme kapasitesini yeni teknoloji yatırımlarının merkezine taşıyor.
Rapora göre 5G abone sayısının 2031 sonunda 6,4 milyara çıkması bekleniyor. Bağımsız 5G ağları, ağ dilimleme çözümleri ve sabit kablosuz erişim hizmetleri de operatörlerin bağlantıyı farklı hizmet seviyeleriyle sunmasına imkan tanıyan yeni gelir modelleri oluşturuyor.
Öne çıkan veriler
- Küresel 5G abone sayısı 2026’nın ilk çeyreğinde 3,1 milyara yükseldi.
- Ticari 5G hizmeti sunan operatör sayısı yaklaşık 390’a, bağımsız 5G ağı kullanan operatör sayısı 90’ın üzerine çıktı.
- Ticari 5G ağ dilimleme tekliflerinin sayısı altı ay içinde 65’ten 84’e ulaştı.
- 5G üzerinden sabit kablosuz erişim sunan servis sağlayıcıların oranı yüzde 71’e yükseldi.
- İlk uygulanabilir 6G standartlarının 2028 sonunda veya 2029 başında tamamlanması bekleniyor.
5G mobil veri trafiğinin ana taşıyıcısı oluyor
Ericsson’un verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 390 servis sağlayıcı ticari 5G hizmeti sunuyor. Bu şirketlerin 90’dan fazlası bağımsız 5G mimarisini devreye aldı.
5G ağlarının küresel mobil veri trafiğindeki payı 2025 sonunda yüzde 48’e ulaştı. Ericsson, bu oranın 2031 sonunda yüzde 85’e çıkacağını öngörüyor. Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Asya ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde 5G kullanım oranının aynı dönemde yüzde 90 seviyesine yaklaşması veya bu seviyeyi aşması bekleniyor.
Mobil ve sabit kablosuz erişim trafiğini kapsayan toplam ağ veri trafiği, 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 büyüdü. Artışta Hindistan ve Kuzey Amerika’daki güçlü kullanım etkili oldu.
Bu tablo, 5G’nin akıllı telefonlara daha hızlı internet sağlayan bir bağlantı standardının ötesine geçtiğini gösteriyor. Yeni nesil ağlar; endüstriyel otomasyon, artırılmış gerçeklik, otonom sistemler, bağlantılı araçlar ve yapay zeka servisleri için programlanabilir bir altyapı haline geliyor.
Ağ dilimleme ticari hizmetlere dönüşüyor
Bağımsız 5G mimarisinin en önemli yeteneklerinden biri olan ağ dilimleme, aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı hizmet gereksinimlerine göre sanal ağ bölümleri oluşturulmasını sağlıyor.
Operatörler bu teknoloji sayesinde canlı yayın, üretim tesisi, sağlık hizmeti, kurumsal bağlantı veya büyük spor organizasyonu gibi kullanım alanlarına özel kapasite, gecikme süresi ve güvenilirlik seviyeleri sunabiliyor.
Ericsson Mobilite Raporu’na göre ticari 5G ağ dilimleme ve farklılaştırılmış bağlantı tekliflerinin sayısı Kasım 2025’te 65 seviyesindeyken Haziran 2026’da 84’e yükseldi. Bu artış, teknolojinin pilot projelerden ticari hizmet paketlerine doğru ilerlediğini gösteriyor.
Ağ dilimlemenin yaygınlaşması, telekom operatörlerinin bağlantıyı hız ve veri kotası üzerinden fiyatlandırdığı geleneksel modeli de değiştiriyor. Yeni dönemde ağ performansı, kullanım senaryosuna göre güvence altına alınan bir teknoloji hizmetine dönüşüyor.
Yapay zeka yükleme trafiğini hızlandırıyor
Mobil ağlar uzun yıllar boyunca video izleme, internet sayfalarını açma ve içerik indirme gibi kullanım alışkanlıklarına göre tasarlandı. Bu nedenle ağ kapasitesinin büyük bölümü indirme yönlü trafiğe ayrıldı.
Canlı video görüşmeleri, bulut depolama, kısa video paylaşımı, akıllı gözlükler, bağlantılı kameralar ve yapay zeka uygulamaları bu dengeyi değiştiriyor. Cihazlar artık ağdan veri almanın yanında sürekli görüntü, ses, konum ve sensör verisi gönderiyor.
Ericsson’un 55 servis sağlayıcı üzerinde gerçekleştirdiği ölçümlerde 43 operatörün yükleme trafiği büyümesi, indirme trafiği büyümesini geçti. Operatörlerin 17’sinde yükleme yönlü büyüme hızı, indirme yönlü büyümenin 1,5 katından fazla gerçekleşti.
Rapordaki orta ölçekli senaryoya göre yapay zeka kaynaklı kullanım, 2031 yılında yükleme trafiğini 2025 seviyesinin üç katına çıkarabilir. Akıllı telefonların yanında yapay zeka destekli gözlükler, bulut oyunları, otonom araçlar, dronlar ve bağlantılı kameralar da bu artışta rol oynayacak. Daha yüksek benimseme senaryosunda yükleme trafiğinin beş katına ulaşabileceği hesaplanıyor.
Sabit kablosuz erişimde 5G payı büyüyor
Sabit kablosuz erişim, mobil şebeke üzerinden evlere ve işletmelere geniş bant internet sağlıyor. Fiber altyapının bulunmadığı veya kurulum maliyetinin yüksek olduğu bölgelerde 5G FWA çözümleri önemli bir alternatif oluşturuyor.
Ericsson’a göre sabit kablosuz erişim sunan servis sağlayıcıların yüzde 71’i hizmetlerini 5G üzerinden sağlıyor. Bu oran Nisan 2025’te yüzde 57 seviyesindeydi. Hız bazlı tarife sunan FWA sağlayıcılarının oranı da bir yılda yüzde 51’den yüzde 57’ye yükseldi.
Küresel FWA bağlantılarının 2025 sonundaki 185 milyon seviyesinden 2031 sonunda 350 milyona çıkması bekleniyor. Bu bağlantıların yaklaşık yüzde 85’inin 5G üzerinden sağlanacağı tahmin ediliyor.
Bu büyüme, operatörlere mobil bağlantıyı konut ve kurumsal geniş bant pazarına taşıma fırsatı sunuyor. Ağ dilimleme ile birlikte kullanıldığında işletmelere yükleme kapasitesi ve hizmet seviyesi güvencesi içeren bağlantı paketleri geliştirilebiliyor.
Ericsson Mobilite Raporu 6G takvimini netleştiriyor
Raporda 6G standardizasyon sürecine ilişkin takvim de öne çıkıyor. İlk uygulanabilir 6G spesifikasyonlarının 2028 sonunda veya 2029 başında tamamlanması, ilk ticari hizmetlerin ise 2030 civarında devreye alınması bekleniyor.
6G mimarisinin yapay zeka ile birlikte çalışacak biçimde tasarlanması planlanıyor. Entegre algılama ve iletişim, karasal şebekeler ile uydu ağlarının birlikte kullanılması, enerji verimliliği ve daha gelişmiş konumlandırma yetenekleri yeni standardın temel teknoloji alanları arasında bulunuyor.
Ericsson CTO’su Erik Ekudden, fiziksel yapay zeka sistemlerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinde çalışan merkezi modellerden cihazlara, araçlara ve şehirlere dağılan otonom yapay zeka ajanlarına geçileceğini belirtiyor. Ekudden’e göre mobil ağlar, farklı uygulamaların kapasite ve güvenilirlik ihtiyaçlarını karşılayan akıllı altyapılara dönüşüyor.
Türkiye 5G Advanced ve ağ otomasyonuna hazırlanıyor
Türkiye’de ticari 5G hizmetlerinin başlamasıyla operatörlerin odağı 5G Advanced, bulut tabanlı radyo erişim ağları ve yapay zeka destekli otomasyona yöneliyor.
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, Türkiye’nin 5G altyapısının yapay zeka servislerinin ihtiyaç duyduğu yükleme kapasitesi, düşük gecikme süresi ve güvenilirlik için ölçeklenebilir bir temel oluşturduğunu belirtiyor.
Ericsson ile Turkcell arasında Mart 2026’da açıklanan iş birliği de Cloud RAN, RedCap, akıllı otomasyon platformları ve yapay zeka destekli ağ uygulamalarını kapsıyor. İş birliğinin artırılmış gerçeklik, endüstriyel nesnelerin interneti ve kurumsal dijital dönüşüm gibi kullanım alanlarını desteklemesi hedefleniyor.
Ericsson Mobilite Raporu’nun en önemli mesajı, 5G büyümesinin abone sayısından ağ mimarisine doğru taşınması. Üç milyarı aşan abonelik güçlü bir ölçeği temsil ediyor. Ancak teknoloji yarışının asıl yönünü bağımsız 5G çekirdek ağları, ağ dilimleme, yapay zeka destekli otomasyon ve yükleme kapasitesi belirleyecek.
Yapay zeka çağında ağların trafik yapısı köklü biçimde değişiyor. Akıllı gözlükler, bağlantılı araçlar, robotlar ve kameralar sürekli veri üretecek. Bu cihazların gönderdiği görüntü ve sensör verileri, yüksek uplink kapasitesini düşük gecikme ve kesintisiz bağlantıyla bir araya getiren yeni şebeke tasarımları gerektiriyor. Operatörlerin mevcut indirme ağırlıklı kapasite planlarını yeniden ele alması kaçınılmaz görünüyor.
Ağ dilimlemenin 84 ticari teklife ulaşması da önemli bir eşik. Operatörler artık bağlantıyı tek tip hizmet olarak sunmak yerine canlı yayın, üretim, sağlık, ulaşım ve kurumsal uygulamalar için farklı performans seviyeleri oluşturabiliyor. Bu model, telekom sektörünü veri paketi satan yapıdan programlanabilir teknoloji platformuna taşıyabilir.
6G tarafındaki 2030 hedefi iddialı görünse de hazırlık süreci şimdiden 5G altyapıları üzerinde ilerliyor. Bağımsız 5G çekirdek ağına, bulut tabanlı RAN sistemlerine ve otomasyona yatırım yapan ülkeler, 6G geçişinde daha güçlü bir başlangıç yapacak. Türkiye açısından kritik aşama, 5G kapsamasını büyütürken sanayi, sağlık, lojistik ve akıllı şehirler için gerçek kullanım senaryoları geliştirmek olacak.






