Fortinet Security Day 2026 Siber Güvenliğin Yeni Gündemini Taşıdı
Fortinet Security Day 2026 İstanbul’da gerçekleştirildi.
Fortinet Security Day 2026, yapay zeka destekli saldırılar, kuantum sonrası kriptografi ve bütünleşik güvenlik mimarileri odağında İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlikte yapay zekanın artık yalnızca saldırı ve savunma aracı olarak değil, kurumlar içinde yetki kullanabilen yeni bir “çalışan” olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Fortinet tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Security Day, 20 Ekim’de Four Seasons Hotel İstanbul Bosphorus’ta CISO’ları, CIO’ları, BT direktörlerini ve siber güvenlik profesyonellerini bir araya getirdi. Gün boyunca gelişen tehdit istihbaratı, yapay zekanın güvenlik operasyonlarındaki rolü, ağ ve bulut güvenliği ile kurumların giderek karmaşıklaşan güvenlik altyapılarını sadeleştirme yöntemleri ele alındı.
Fortinet Kıdemli Direktörü Arzu Akkaya, dijital dönüşüm hızlandıkça siber güvenliğin kurumların iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Akkaya, şirketlerin karmaşıklığı azaltırken otomasyon, güvenlik operasyonları ve bütünleşik platformlar üzerinden siber dayanıklılıklarını artırması gerektiğine dikkat çekti.
Kuantum Sonrası Güvenlik Gündeme Giriyor
Fortinet Orta Doğu, Türkiye ve BDT Başkan Yardımcısı Alain Penel ise yapay zeka destekli tehditlerin yanı sıra kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme sistemleri üzerinde yaratabileceği riske işaret etti.
Penel, saldırganların bugün ele geçirdikleri şifreli verileri gelecekte kuantum teknolojileri yeterli seviyeye ulaştığında çözmek üzere saklamasının yeni bir risk alanı oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle kurumların kuantum sonrası kriptografi hazırlıklarını şimdiden başlatmasının önem kazandığını vurguladı.
Bu yaklaşım, siber güvenlikte yalnızca bugünkü tehditlere karşı önlem alma döneminden daha uzun vadeli bir hazırlık modeline geçildiğini gösteriyor. Kurumların kullandıkları şifreleme yöntemlerini, kritik verilerin ne kadar süre korunması gerektiğini ve mevcut altyapılarının kuantum sonrası standartlara ne ölçüde uyum sağlayabileceğini değerlendirmesi giderek daha önemli hale geliyor.
Yapay Zeka Artık Eyleme Geçiyor
Etkinliğin dikkat çeken oturumlarından biri Fortinet Saha CTO’su ve Kıdemli SE Direktörü Melih Kırkgöz’ün “Yapay Zeka Saldırganınız, Savunucunuz ve Yeni Çalışanınız Olduğunda” başlıklı sunumu oldu.
Kırkgöz, yapay zekanın artık yalnızca analiz yapan veya içerik üreten sistemlerden ibaret olmadığını, kurumlar içinde gerçek yetkilerle işlem yapabilen yapılara dönüştüğünü belirtti. Bu değişimin güvenlik mimarilerinde de yeni kurallar gerektirdiğine dikkat çekti.
Siber saldırılardaki hızın da önemli ölçüde arttığını vurgulayan Kırkgöz, saldırganların bir güvenlik açığını kısa sürede çalışan saldırı araçlarına dönüştürebildiğini, kurumların ise güncelleme ve değişiklik süreçlerinde hâlâ daha yavaş hareket ettiğini söyledi.
Bu noktada yapay zeka ajanlarına hangi yetkilerin verileceği, hangi işlemlerin otomatik gerçekleştirilebileceği ve hangi aşamalarda insan onayının zorunlu olacağı yeni güvenlik gündeminin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Güvenlik Mimarisinde Hız Farkı Büyüyor
Etkinliğin ortaya koyduğu önemli başlıklardan biri saldırı ve savunma tarafı arasındaki hız farkı oldu. Yapay zeka, tehdit aktörlerinin saldırıları daha hızlı ölçeklendirmesine imkan verirken güvenlik ekipleri aynı teknolojiyi tehdit tespiti, olay müdahalesi ve otomasyon süreçlerinde kullanıyor.
Ancak yalnızca daha fazla yapay zeka aracına sahip olmak yeterli görünmüyor. Kurumların erişim politikalarını, onay mekanizmalarını ve güvenlik kurallarını yapay zeka ajanlarının gerçekleştirdiği işlemlere de uygulayabilen bir mimariye ihtiyaç duyduğu öne çıkıyor.
Fortinet Security Day 2026’nın en dikkat çekici tarafı, yapay zekanın siber güvenlikte artık yalnızca yardımcı bir araç olarak ele alınmamasıydı. Yetki kullanan ajanlar, otomatik karar mekanizmaları ve saldırı hızındaki artış, kurumların güvenlik mimarisini doğrudan etkiliyor. Buna kuantum sonrası kriptografi hazırlıkları da eklendiğinde, siber güvenliğin gündemi kısa vadeli tehditlerden uzun vadeli altyapı dayanıklılığına doğru genişliyor. Kurumlar için asıl mesele daha fazla güvenlik ürünü kullanmak değil, bu yeni araçların hangi sınırlar içinde çalışacağını baştan tanımlamak olacak.






