Türkiye’de KOBİ’lerin Yüzde 58’i Siber Saldırı Yaşadı
Kaspersky araştırmasına göre Türkiye’de KOBİ’lerin yüzde 58’i siber saldırılara maruz kaldı.
Kaspersky tarafından paylaşılan araştırma sonuçları, siber saldırıların küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından giderek daha ciddi bir risk haline geldiğini gösterdi. Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 58’i siber saldırılara maruz kalırken, işletmelerin yüzde 70’i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi planlıyor.
Kaspersky, siber saldırganların büyük şirketleri hedef alırken kullandıkları yöntemleri artık daha küçük işletmelere yönelik saldırılarda da devreye aldıkları konusunda uyardı. Şirket, kurumsal siber güvenliğin güçlendirilmesine yönelik önerileriyle birlikte İç Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen küresel araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Araştırmaya göre 100 ila 499 çalışanı bulunan işletmelerin yalnızca yüzde 14’ü son bir yıl içinde herhangi bir siber güvenlik olayıyla karşılaşmadı. Türkiye’de bu oran yüzde 43 olarak ölçüldü.
KOBİ’ler Siber Saldırganların Hedefinde
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin siber suçluların radarından uzak kalabileceği yönündeki yaklaşım giderek geçerliliğini kaybediyor. KOBİ’lerin dijitalleşmesi hızlanırken siber saldırı gerçekleştirmenin maliyetinin düşmesi, tehdit aktörlerinin büyüme aşamasındaki şirketlere daha fazla yönelmesine zemin hazırlıyor.
Siber saldırganlar yeni teknolojileri saldırı amacıyla kullanırken, işletmelerin siber güvenlik altyapılarındaki olası açık noktalardan da yararlanıyor.
Kaspersky, günümüz iş dünyasını tehdit eden kritik riskleri belirlemek amacıyla Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 18 ülkede KOBİ ve kurumsal ölçekli şirketlerde görev yapan BT güvenliği uzmanlarıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi.
Çalışmaya göre kuruluşlar son bir yıl içinde ortalama üç farklı türde güvenlik olayı yaşadı.
Oltalama Saldırıları İlk Sırada
Küresel ölçekte KOBİ’lerin en sık karşılaştığı güvenlik ihlallerinin başında yüzde 20 ile oltalama saldırıları geliyor. Yazılım açıklarının istismarı yüzde 17, harici uzaktan erişim kaynaklı olaylar ise yüzde 16 oranında görüldü.
Sıfır gün açığı istismarları ile güven ilişkisine dayalı tedarik zinciri saldırıları genel sıralamada daha alt sıralarda yer alsa da her iki saldırı türü de işletmelerin yüzde 8’inde tespit edildi.
Güvenlik olaylarının dağılımı farklı büyüklükteki işletmeler arasında benzerlik gösterdi. Buna karşılık kitlesel zararlı yazılımlar, fidye yazılımları, kurumsal e-posta dolandırıcılığı ve yapay zeka güvenlik açıklarının istismarı gibi tehditlerin büyük kurumlarda daha yaygın olduğu belirlendi.
Türkiye’de Yazılım Açıkları Öne Çıktı
Türkiye’deki KOBİ’lerin karşılaştığı başlıca siber güvenlik olayları da küresel sonuçlarla benzer bir görünüm sergiledi.
Yazılım güvenlik açıklarının istismar edilmesi yüzde 20 ile Türkiye’de ilk sırada yer aldı. Deepfake ve kimlik avı saldırılarının her biri yüzde 15 oranında görülürken, zayıf veya çalınmış kimlik bilgilerinin kullanılması yüzde 13 olarak ölçüldü.
Araştırma kapsamında katılımcılara şirketlerinde başarılı bir siber saldırı yaşanması riskini artıran ilk beş faktör de soruldu.
Küresel ölçekte KOBİ’lerin en fazla işaret ettiği iki unsur insan kaynaklı risklerden oluştu. BT güvenlik personelinin uzmanlık eksikliği yüzde 24, BT dışındaki çalışanların güvenlik farkındalığının yetersizliği ise yüzde 23 oranında belirtildi.
Katılımcıların yüzde 21’i yetersiz BT güvenlik politikalarını, yüzde 21’i güncelliğini yitirmiş yazılım ve donanımları, yüzde 20’si ise BT güvenlik ekiplerinin aşırı iş yükünü kritik sorunlar arasında gösterdi.
Türkiye’de Güvenlik Politikaları Kritik Sorun
Türkiye’de KOBİ’lerin siber risk profilini artıran faktörler arasında ilk sırayı yüzde 35 ile yetersiz BT güvenlik politikaları aldı. Seyrek parola değişimi ve yetersiz yedekleme uygulamaları bu başlık altında öne çıkan sorunlar arasında bulunuyor.
BT ve BT güvenliği departmanındaki yüksek iş yükü yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı.
BT altyapısı üzerinde merkezi kontrol eksikliği ile BT güvenliği konusunda kurum içi liderlik ve sahiplenme eksikliği yüzde 28’er oranla öne çıkan diğer sorunlar oldu.
Çalışanların BT güvenliği farkındalığının eksikliği yüzde 25, güvenlik göz ardı edilerek alınan iş kararları yüzde 25 ve yeni nesil güvenlik çözümlerini benimseme konusundaki isteksizlik de yüzde 25 oranında kaydedildi.
KOBİ’ler Güvenlik Bütçelerini Artırıyor
Artan tehditler ve kurum içindeki güvenlik sorunları, KOBİ’leri BT güvenliğine yönelik yatırımlarını güçlendirmeye yöneltiyor.
Araştırmaya göre BT güvenliği alanındaki çalışmalarını geliştirmeyi planlayan KOBİ’lerin oranı küresel ölçekte yüzde 70, META bölgesinde yüzde 69 olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 70’i BT güvenliği fonksiyonlarını geliştirmeyi planlıyor. İşletmelerin yüzde 70’i aynı zamanda bu yıl siber güvenlik bütçelerini şimdiden artırmış durumda.
Türkiye’deki işletmelerin yüzde 36’sı bütçesini BT ve BT güvenliği ekiplerini büyütmeye ayırdı. Yüzde 36’lık bir diğer kesim çalışanlara yeni güvenlik eğitimleri sağlamaya yönelirken, işletmelerin yüzde 29’u XDR, NDR ve SIEM gibi gelişmiş güvenlik çözümlerine geçiş yapmak için kaynak ayırdı.
Markelov Daha Az Karmaşıklığa Dikkat Çekti
Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı Ilya Markelov, her büyüklükteki şirketin farklı yöntemlerle hedef alınabildiğini ve bu tablonun işletmelerin güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesini gerekli kıldığını söyledi.
Markelov’a göre gelişmiş saldırılar parçalı güvenlik savunmalarını kolaylıkla aşabiliyor. Bu saldırılara karşı koyabilmek için gelişmiş araçların yanında yetkin ekiplere de ihtiyaç duyuluyor.
Büyüme aşamasındaki şirketlerin bütçe kısıtları ve dünya genelindeki bilgi güvenliği uzmanı açığı nedeniyle bu alanda zorlandığını belirten Markelov, modern siber güvenlik çözümlerinin daha az kaynakla daha fazla sonuç sunması gerektiğini vurguladı.
Markelov, işletmelerin bulmakta zorlandığı ve yüksek maliyetli uzmanlık gerektiren karmaşık yeni araçları sisteme eklemek yerine çözüm sağlayıcıların karmaşıklığı azaltmaya odaklanması gerektiğini belirtti.
Kaspersky’nin KOBİ’lere yönelik ürünleri tasarlarken işletmelerin kolayca kullanıp yönetebileceği ve işletme büyüdükçe ölçeklenebilecek gelişmiş bir koruma sağlamayı amaçladığını ifade eden Markelov, bu yaklaşımın kuruluşların gereksiz karmaşıklık oluşturmadan veya bütçelerini zorlamadan güvenlik seviyelerini güçlendirmelerine yardımcı olduğunu söyledi.
Kaspersky’den KOBİ’lere Güvenlik Önerileri
Kaspersky, gelişen siber tehditlere karşı küçük ve orta ölçekli işletmelerin uygulayabileceği önlemleri üç ana başlıkta sıraladı.
Kurum İçi Süreçleri Oluşturun
Tüm kurumsal kaynaklara ve bulut hizmetlerine erişim için sıkı kurallar uygulanması öneriliyor. Çalışanların işten ayrılması sırasında erişim yetkilerinin BT ekipleri tarafından zamanında kaldırılması da bu süreçlerin bir parçası olarak gösteriliyor.
Kritik bilgilerin acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı korunması amacıyla otomatik veri yedeklemelerinin günlük operasyonların parçası haline getirilmesi tavsiye ediliyor.
Teknik kontrollerin insan kaynaklı risklerin sürekli yönetimiyle desteklenmesi de öneriler arasında. Güvenli internet kullanımı ve parola güvenliği konusunda anlaşılır siber güvenlik kurallarının oluşturulması ve yeni yazılımların kullanılmaya başlanması için BT onayının zorunlu tutulması öneriliyor.
Kaspersky’ye göre bu adımlar, içeriden gelen tehditlerin, zayıf veya ele geçirilmiş kimlik bilgilerinin kullanılmasının ve kaybolan ya da çalınan BT varlıklarının istismar edilmesinin önlenmesine yardımcı olabilir.
Çalışanlarınızı Siber Tehditlere Hazırlayın
Çalışanlara deepfake ve vishing gibi potansiyel tehditleri tespit etme ve bu tehditlere karşı doğru şekilde hareket etme konusunda özel eğitim verilmesi öneriliyor. Eğitim süreçlerindeki gelişimin takip edilmesi de önemli adımlar arasında gösteriliyor.
Kuruluşlar bu kapsamda etkileşimli çevrim içi modüller ve simüle edilmiş kimlik avı kampanyaları sunan Kaspersky Automated Security Awareness Platform gibi araçlardan yararlanabiliyor. Platform, çalışanların kalıcı siber güvenlik alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmayı amaçlıyor.
Doğru Güvenlik Teknolojisini Seçin
Kaspersky, işletmelerin bütçelerine, ölçeklerine ve faaliyet gösterdikleri sektöre uygun siber güvenlik çözümleri tercih etmesini öneriyor. Çözüm seçiminde verimlilik, çok yönlülük, kullanım kolaylığı ve ölçeklenebilirlik öne çıkan kriterler arasında yer alıyor.
50’den az çalışanı bulunan mikro işletmeler için Kaspersky Small Office Security Premium öneriliyor. Çözüm, kötü amaçlı yazılımlar ve fidye yazılımları dahil gelişmiş tehditlere karşı korumanın yanında parola yönetimi ve veri yedekleme gibi dijital hijyen araçları ile çalışanlara yönelik güvenlik farkındalığı eğitimleri sunuyor.
BT uzmanlığı daha gelişmiş şirketler ise gerçek zamanlı önleme ve tehdit görünürlüğünün yanında Next EDR ve XDR Optimum ile gelişmiş tespit ve müdahale özellikleri sunan Kaspersky Next Optimum çözümünü değerlendirebiliyor.
Kurum içindeki güvenlik ekibini genişletmeden ek uzmanlığa ihtiyaç duyan kuruluşlar için Kaspersky Next MXDR Optimum çözümü sunuluyor. Söz konusu çözüm, XDR özelliklerini sürekli izleme, uzman tehdit analizi ve Kaspersky analistleri tarafından sağlanan olay müdahalesi yönlendirmesiyle bir araya getiriyor.
Kaspersky ayrıca kimlik avı, iş e-postalarının ele geçirilmesi, fatura ödeme dolandırıcılığı ve benzeri e-posta kaynaklı tehditlere karşı Kaspersky Security for Mail Server çözümünü öneriyor.
Kapsamlı bir e-posta güvenliği platformu olan çözüm, posta kutusu ve ağ geçidi seviyelerinde çok katmanlı koruma sağlıyor. Makine öğrenimi ve kapsamlı küresel tehdit istihbaratıyla desteklenen platform, e-posta güvenliğine ilişkin farklı riskleri ele alıyor.
Kaspersky araştırmasındaki Türkiye verileri, KOBİ’lerde siber güvenliğin yalnızca teknoloji satın alma başlığıyla ele alınamayacak kadar geniş bir operasyon alanına yayıldığını gösteriyor. Yetersiz güvenlik politikalarının yüzde 35 ile ilk sırada bulunması, BT ekiplerindeki yüksek iş yükünün yüzde 30’a ulaşması ve merkezi kontrol ile kurum içi sahiplenme eksikliğinin yüzde 28 seviyesinde ölçülmesi özellikle dikkat çekici. Buna karşılık işletmelerin yüzde 70’inin siber güvenlik bütçesini artırmış olması güçlü bir yatırım eğilimine işaret ediyor. Bütçenin ekip büyütme, çalışan eğitimi ve XDR, NDR, SIEM gibi gelişmiş çözümler arasında dağılması ise KOBİ’lerin soruna yalnızca teknik araçlar üzerinden yaklaşmadığını gösteriyor. Finansal hizmetler ve ödeme ekosisteminde çok sayıda KOBİ’nin giderek daha fazla dijital süreç, bulut hizmeti ve uzaktan erişim altyapısı kullanması düşünüldüğünde; yetkin insan kaynağı, kurum içi güvenlik kültürü ve doğru teknoloji seçiminin aynı güvenlik stratejisinin parçaları haline gelmesi giderek daha önemli olacak.






