Yapay Zeka Çağında Rekabetin Yeni Ölçütü Dijital Olgunluk Olacak
IAS CTO’su Bahtiyar Tan’a göre yapay zeka çağında rekabeti dijital olgunluk belirleyecek.
Yapay zeka araçlarının şirketlerde kullanımı hızla yaygınlaşırken, teknolojiyi kurum geneline taşıyarak ölçülebilir değere dönüştürmek daha kapsamlı bir dijital altyapı gerektiriyor. Industrial Application Software’a (IAS) göre önümüzdeki dönemde şirketler arasındaki farkı kullanılan yapay zeka modelinden çok veri bütünlüğü, dijital süreçler ve kurumsal bilgiyi kullanabilme yetkinliği belirleyecek.
Şirketlerin yapay zekayı günlük iş süreçlerine dahil etmesi hızlanıyor. Ancak bireysel kullanımların ve sınırlı pilot projelerin şirket çapında çalışan sistemlere dönüşmesi; güvenilir veri, dijitalleşmiş süreçler ve birbirine entegre teknolojik altyapılar gerektiriyor.
McKinsey’nin 105 ülkeden 1.993 katılımcıyla gerçekleştirdiği State of AI araştırması da kullanım ile ölçek arasında önemli bir fark bulunduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre kurumların yüzde 88’i yapay zekayı en az bir işlevde düzenli olarak kullanıyor. Yapay zekayı şirket genelinde ölçeklendirmeye başlayanların oranı ise yaklaşık üçte bir seviyesinde kalıyor.
Araştırmada yapay zekadan yüksek değer üreten kuruluşların, iş akışlarını temelden yeniden tasarlama konusunda diğer şirketlerden yaklaşık üç kat ileride olduğu belirtiliyor.
IAS: Yapay zekaya hazırlık şirketin kendi süreçlerinden başlıyor
Kurumsal kaynak planlama ve iş teknolojileri alanında faaliyet gösteren IAS, şirketlerin yapay zekadan sağlayacağı faydanın mevcut dijital hazırlık düzeyiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan, şirketlerin yapay zeka yatırımlarından önce kendi işleyişlerinin ne ölçüde dijital, izlenebilir ve ölçülebilir olduğunu değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Tan, şirketlerin gündemindeki temel sorunun yapay zekayla hangi çalışmaların yapılabileceği olduğunu ancak bunun mevcut çalışma biçiminden bağımsız ele alınamayacağını ifade etti. Verilerin farklı sistemlere dağılması, süreçlerin yeterince dijitalleşmemesi ve kararların ağırlıklı olarak kişisel deneyime dayanması halinde gelişmiş yapay zeka modellerinin katkısının da sınırlı kalabileceğini söyledi.
Tan’a göre yapay zeka hazırlığı, şirketlerin kendi işleyişlerini görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmesiyle başlıyor.
Yapay zeka şirketlerin mevcut dijital altyapısından beslenecek
Şirketlerin uzun yıllardır yatırım yaptığı ERP, otomasyon, bulut, veri analitiği ve entegrasyon sistemleri yapay zeka kullanımının temel altyapısını oluşturuyor.
Bu sistemler verilerin ortak bir zeminde toplanmasını, süreçler arasında aktarılmasını ve karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlıyor. Yapay zekanın şirket içinde yaratabileceği değer de bu verilerin kalitesi ve sistemlerin birlikte çalışabilme kapasitesiyle yakından ilişkili.
Bahtiyar Tan, ERP sistemlerinin rolünün kayıt ve süreç standardizasyonunun ötesine geçtiğini belirterek, bu sistemlerin artık veriyi anlamlandırma ve karar süreçlerini destekleme konusunda daha önemli hale geldiğini ifade etti.
Tan’a göre otomasyon, bulut, analitik ve entegrasyon çözümleri bilginin kurum içindeki akışını güçlendirirken yapay zeka da bu altyapı üzerinde öngörü üretme ve karar destek kapasitesini ileri taşıyabilecek.
Modellere erişim kolaylaştıkça şirketleri verileri ayrıştıracak
Üretken yapay zeka modellerine erişimin yaygınlaşması, aynı veya benzer teknolojilerin çok daha fazla şirket tarafından kullanılabilmesini sağlıyor.
IAS’a göre bu gelişme, yalnızca belirli bir yapay zeka teknolojisine sahip olmanın rekabet avantajı yaratma gücünü azaltacak. Şirketlerin kendi verisini, süreç bilgisini ve kurumsal hafızasını ne kadar etkili kullanabildiği daha önemli hale gelecek.
Bahtiyar Tan, önümüzdeki birkaç yıl içinde modellerin daha erişilebilir hale gelmesini, maliyetlerin azalmasını ve bazı yapay zeka yeteneklerinin standartlaşmasını beklediklerini belirtti.
Tan, benzer araçlara erişebilen şirketler arasındaki farkın kendi verisini anlamlı biçimde kullanabilme kapasitesiyle ortaya çıkacağını ifade etti. Süreçlerini ölçebilen, kurumsal bilgisini karar mekanizmalarına aktarabilen ve farklı dijital yatırımlarını birlikte çalıştırabilen şirketlerin daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.
Yapay zeka yönetim ve çalışma modellerini de dönüştürecek
IAS’a göre dijital olgunluk yalnızca şirketlerin sahip olduğu teknolojik altyapıyla sınırlı bir kavram olarak ele alınmamalı. Bilginin kurum içinde nasıl üretildiği, paylaşıldığı ve karar süreçlerine nasıl aktarıldığı da yapay zekadan elde edilecek sonucu etkiliyor.
Bahtiyar Tan, yapay zekanın şirketlerin bugüne kadar gerçekleştirdiği dijital dönüşüm yatırımlarının ne kadar derine ulaştığını görünür hale getireceğini belirtti.
Tan’a göre şirketlerin önümüzdeki dönemde yapay zekadan elde edeceği değer, teknolojinin sunduğu yeteneklerle birlikte yönetim anlayışının ve çalışma biçimlerinin ne ölçüde dönüşebildiğine bağlı olacak.
Yapay zeka modellerine erişim hızla demokratikleşirken asıl rekabet alanı şirketlerin kendi verisine ve süreçlerine kayıyor. Aynı modeli kullanan iki kurum arasında ortaya çıkacak farkı, verinin kalitesi, sistemlerin birbirine bağlanma düzeyi ve kurumsal bilginin karar mekanizmalarına ne kadar taşınabildiği belirleyecek. Bu nedenle yapay zeka yatırımlarının önümüzdeki dönemde ERP, veri yönetimi, entegrasyon ve süreç dönüşümü projelerini yeniden stratejik gündemin üst sıralarına taşıması beklenebilir.






