Arçelik ve İTÜ’den teknoloji iş birliği
Arçelik ve İTÜ üç yıllık iş birliği protokolü imzaladı.
Arçelik ve İstanbul Teknik Üniversitesi, bilimsel araştırmaları, teknoloji transferini ve öğrenci gelişimini kapsayan üç yıllık bir iş birliği protokolüne imza attı. 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin de yer aldığı çalışma, üniversitenin akademik birikimi ile Arçelik’in araştırma ve teknoloji geliştirme deneyimini ortak projelerde buluşturacak.
Protokol kapsamında ortak araştırma ve ürün geliştirme çalışmaları yürütülecek. Öğrencilere staj, mentorluk, gelişim programları, bitirme projeleri ve yüksek lisans tezleri üzerinden gerçek iş problemlerine katkı sunma imkânı sağlanacak.
İş birliğinin odağında yapay zeka, sürdürülebilir malzemeler, enerji verimliliği, sağlıklı yaşam teknolojileri, hava ve su arıtma, akıllı pişirme, gıda koruma, temizlik ve hijyen teknolojileri bulunuyor.
Bilimsel bilgi üretime taşınacak
İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen imza törenine üniversite ve Arçelik yönetiminden temsilciler katıldı. İş birliğiyle İTÜ’nün 253 yıllık bilim ve mühendislik birikiminin Arçelik’in 35 yıllık Ar-Ge ve teknoloji geliştirme deneyimiyle buluşturulması amaçlanıyor.
Ortak projelerin araştırma aşamasından ürün geliştirmeye, teknoloji transferinden ticarileşmeye uzanan bütüncül bir yapıda ilerlemesi planlanıyor. Geliştirilecek çalışmalar için TÜBİTAK ve Avrupa Birliği Çerçeve Programları gibi ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarından yararlanılması da değerlendirilecek.
1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi, akademisyenler ile Arçelik ekipleri arasındaki koordinasyonu sağlayarak araştırma çıktılarının uygulanabilir ürün ve çözümlere dönüşmesine katkı sunacak.
Öğrenciler gerçek projelerde görev alacak
Protokol, öğrencilerin eğitim sürecinde sanayinin güncel ihtiyaçlarıyla buluşmasını sağlayacak geniş kapsamlı programlar içeriyor. Staj, mentorluk ve gelişim programlarıyla öğrencilerin teknik bilgilerini gerçek çalışma ortamlarında kullanması hedefleniyor.
Arçelik’in faaliyet gösterdiği ülkelerden İTÜ’de eğitim alan öğrencilere uluslararası staj fırsatları sunulması planlanıyor. Programın ilk aşamasında Mısır, Pakistan, Rusya, Bangladeş ve Romanya’daki Arçelik operasyonları öne çıkıyor.
Kadın mühendislik öğrencilerine yönelik mentorluk çalışmalarıyla mühendislik alanında fırsat eşitliğinin desteklenmesi amaçlanıyor. Uluslararası öğrencilerin teknik ve kişisel gelişimini güçlendirecek özel programlar da iş birliği kapsamında değerlendirilecek.
Bitirme projeleri sektör ihtiyaçlarıyla buluşacak
Lisans bitirme tasarım projeleri ve yüksek lisans tezleri, Arçelik’in gerçek iş alanlarından seçilecek konular üzerinden yürütülebilecek. Her yıl mühendislik, işletme ve ekonomi alanlarındaki projelerin desteklenmesi planlanıyor.
Model, öğrencilerin araştırma kültürünü erken aşamada kazanmasına ve teknoloji geliştirme süreçlerinde aktif rol üstlenmesine imkân tanıyacak. Arçelik ekipleri de genç yeteneklerin güncel yaklaşımlarından ve akademik araştırmalardan yararlanabilecek.
Protokol, tarafların ortak kararıyla yeni araştırma başlıkları ve projelerle genişletilebilecek.
Yapay zeka ve sürdürülebilirlik öne çıkacak
Ortak çalışma alanları arasında sağlıklı ve uzun süreli gıda koruma, akıllı pişirme, enerji verimli soğutma, sürdürülebilir malzemeler, hava ve su arıtma teknolojileri yer alıyor.
Yapay zeka, ürün geliştirme ve kullanıcı deneyimi süreçlerinin önemli başlıklarından biri olacak. Veri analitiği, akıllı cihazlar, tahmine dayalı bakım ve enerji optimizasyonu gibi alanlarda yeni projelerin geliştirilmesi bekleniyor.
Araştırmaların hem tüketici deneyimine hem de üretim süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor. Enerji kullanımı, kaynak verimliliği ve ürün yaşam döngüsü gibi alanlar ortak çalışmaların sürdürülebilirlik boyutunu güçlendirecek.
Uzun vadeli teknoloji ekosistemi hedefleniyor
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, üniversite-sanayi ilişkilerini birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte üretme kültürünün parçası olarak ele aldıklarını belirtti.
Mandal, öğrencilerin eğitim hayatı sürerken sanayinin gerçek problem alanlarıyla buluşmasının önemine dikkat çekti. Akademik bilginin teknolojiye, ürüne ve ölçeklenebilir çözümlere dönüşmesinin uzun soluklu ortaklıklarla mümkün olacağını ifade etti.
Arçelik CEO’su Can Dinçer ise şirketin teknoloji, bilim ve sürekli öğrenme kültüründen güç aldığını söyledi. Dinçer, Arçelik’in teknoloji geliştirme deneyiminin İTÜ’nün bilimsel birikimiyle birleşmesinin genç yeteneklere ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine uzun vadeli katkı sağlayacağını vurguladı.
Arçelik ve İTÜ arasındaki iş birliği, teknoloji geliştirme ile yetenek yetiştirme süreçlerinin aynı zeminde ilerlediği güçlü bir model sunuyor. Yapay zeka, enerji verimliliği ve akıllı cihazlar gibi alanlar, finansal teknolojilerin de yakından takip ettiği veri, otomasyon ve bağlantılı ekosistem yaklaşımıyla kesişiyor.
Ortak araştırmaların ürüne dönüşmesi kadar öğrencilerin erken aşamada gerçek problemlere dahil edilmesi de önemli. Teknoloji şirketlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı, yalnızca teknik bilgiyle yetişmiyor. Veriyle karar alma, disiplinler arası çalışma ve ticari etki yaratma becerileri giderek daha fazla önem kazanıyor.
Protokolün başarısını, yürütülen proje sayısından çok ortaya çıkan ürünler, patentler, ticarileşme sonuçları ve mezuniyet sonrasında teknoloji ekosistemine katılan gençlerin etkisi belirleyecek. Üniversite-sanayi iş birliklerinde kalıcı değer, araştırmanın somut çıktılara ulaşmasıyla oluşuyor.






